(818 S. K. m. 355, 364)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, yanlar arasında yapıldığı ileri sürülen ve Borçlar Yasası'nın 355. maddesi hükmünde tanımlandığı üzere niteliğince birer eser sözleşmesi olan 16.07.2002 ve 03.05.2004 tarihli adi yazılı sözleşmelere dayalı olarak açılmış olup, 1.960,00 YTL eksik iş bedelinin ödetilmesi istemine ilişkindir.
Davacı iş sahibi ile davalılardan F. Erdem arasında yapılan 16.07.2002 tarihli sözleşme dayanak alınarak bu sözleşme konusu işlerin davalılarca yapılmadığı ileri sürülerek davacı iş sahibi tarafından eksik iş bedelinin ödetilmesi istenmiş ise de; bu sözleşme konusu işlerden sadece sıva işi yanlar arasında yapılan 03.05.2004 tarihli sözleşmenin konusudur. 03.05.2004 günlü sözleşmede 16.07.2002 günlü sözleşmeye gönderme yapılmadığı gibi o sözleşmenin eki olduğuna dair bir kayıt da bulunmamaktadır. Öte yandan, 16.07.2002 günlü sözleşme konusu işin bedelinden kısmen de olsa davalı yüklenicilere ödeme yaptığını davacı iş sahibi ileri sürüp yasal delillerle kanıtlayamadığı gibi, yaklaşık iki yıl süreyle ilk sözleşmenin yürürlükte tutulması sebeplerini açıklayamamıştır. 03.05.2004 günlü sözleşme konusu iş ise sadece sıva yapımına ilişkindir. Bu sözleşmede iş bedeli yanlarca götürü olarak ve 5.450,00 YTL tutarında kararlaştırılmış olup 3.300,00 YTL. sının davacı tarafından davalılara ödenmiş olduğu da çekişmesizdir. Davalılar ilk sözleşmenin bizzat iş sahibi davacı tarafından fesih olunduğunu savunmaktadır. Yukarıda açıklanan hususlar gözetildiğinde ilk sözleşmenin iş sahibi davacı tarafından bozulduğu sonucuna varılmaktadır. O halde, davacı 03.05.2004 günlü sözleşme hükümlerine dayanabilir.
Davacı tarafından Yeşilhisar Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2004/37 D.İş sayılı dosyası üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu verilen 20.10.2004 günlü bilirkişi raporunda 03.05.2004 günlü sözleşme konusu sıvanın 51,50 m2 yüzölçümündeki kısmının yapılmadığı ve bu eksik iş bedelinin tutarının ise 77.250.000 TL. olduğu bildirilmiştir. Mahkemece yaptırılan bilirkişi inceleme sonucu sunulan 04.07.2005 günlü raporda da belirtilen eksik iş bedeli tutarının 77.250.000 TL. olduğu bildirilmiştir. Yanlar arasında yapıldığı kabul edilen 03.05.2004 tarihli sözleşme hükümlerine göre eksik iş bulunup bulunmadığı ve dolayısıyla davacının eksik iş bedeli isteme hakkının olup olmadığı, varsa miktarının saptanması bu sözleşme hükümlerine göre belirlenmek gerekir. Davacı, az yukarıda bildirilen delil tesbiti raporundaki sıva işi ile ilgili eksik iş bedeli tutarının 77.250.000 TL. tutarında olduğunu bildirerek istemde bulunmasına ve davalı yükleniciler tarafından bu miktarın kabul edilmiş olmasına göre davacı bu miktardaki eksik iş bedelinin tahsilini isteyebilir.
Borçlar Yasası'nın 364. maddesi gereğince, kural olarak sözleşmede aksi kararlaştırılmamış ise iş bedeli işin tesliminden sonra istenebilir. Yanlar arasındaki 03.05.2004 günlü sözleşmede götürü kararlaştırılan iş bedelinin 2.150,00 YTL tutarındaki kısmının işin tesliminden sonra ödeneceği kararlaştırılmış olup, işin yüklenici davalılar tarafından davacıya teslim edildiği sabit olduğundan bakiye iş bedelinin davalı yüklenicilere ödendiğini davacı yasal delillerle kanıtlamakla ödevlidir. O halde, mahkemece ödenmeyen iş bedeli kısmının davalılara ödendiğinin kanıtlanması durumunda yukarıda miktarı belirtilen eksik iş bedelinin davalılardan tahsiline ve fazlaya ilişkin davanın reddine; ödenmemesi durumunda ise eksik iş bedelinin mahsubu ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken; mahkemece, yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; Borçlar Yasası'nın 101/1. maddesi gereğince borçlu temerrüdü dava tarihi itibariyle gerçekleştiği halde, 07.10.2004 tarihinden itibaren davası kabul edilen alacağa mahkemece temerrüt faizi uygulanması da doğru olmadığından kararın bu nedenle de bozulması gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 30.01.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy