(2004 S. K. m. 50, 67) (1086 S. K. m. 9, 10)
Dava: Davacı B.T.Ş. Yapı İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti. ile davalılar 1) E. A. Ortak Teşebbüsü 2) A. İnş. Tic. A.Ş. 3) E. İnş. San. A.Ş. arasındaki davadan dolayı Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14.04.2005 gün ve 2002/70-2005/130 sayılı hükmü bozan Dairemizin 18.07.2006 gün ve 2005/4422-2006/4573 sayılı ilamı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, eser sözleşmesine dayalı alacağın tahsili istemiyle yapılan takibe vaki itirazın iptaline ilişkindir.
Davalılar ikametgahlarının İstanbul'da bulunduğunu ve işin yapıldığı yer de Gebze olup İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu nedenle ve esastan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın esası incelenerek kısmen kabule dair verilen karar davalıların temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, bozma ilamına karşı davalılarca kararın düzeltilmesinin istenilmesi üzerine dosya yeniden incelenmiştir.
İcra takibinde borçlunun hem borca ve hem de icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş olması halinde, itirazın iptali davasına bakan mahkeme, öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemelidir. İcra dairesinin yetkisiz olduğu anlaşılırsa, ortada geçerli bir icra takibi bulunmadığı için, o takibe dayalı itirazın iptali davasının reddi gerekir (HGK. 26.06.2002 gün ve 2002/10-553-550 sayılı; HGK. 20.03.2002 gün ve 2002/13-241-208 sayılı kararları) .
Somut olayda Kocaeli İcra Müdürlüğü'nde yapılan takipte davalılar İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğundan bahisle itiraz etmiştir. Davalıların ikametgahı İstanbul, işin ifa yeri ve sözleşmede yetkili kılınan mahkeme Gebze'dir. Kocaeli İcra Dairesi yetkili değildir. Davalılar yetki itirazlarında seçimlik haklarını İstanbul Mahkemeleri olarak kullanmışlardır. Yetkisiz icra dairesinde yapılan takibe dayalı itirazın iptali davası dinlenemeyeceğinden bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esası incelenerek hüküm tesisi ve Dairemizce bu hususlar üzerinde durulmadan bozma kararı verilmesi doğru olmamış, bozma kararının kaldırılarak, kararın açıklanan nedenlerle bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların karar düzeltme istemlerinin kabulüyle Dairemizin 18.07.2006 gün ve 2005/4422 Esas, 2006/4573 Karar sayılı bozma ilamının tamamen kaldırılmasına ve hükmün BOZULMASINA, ödedikleri temyiz ve karar düzeltme peşin harcının istek halinde karar düzeltme isteyen davalılara geri verilmesine, 02.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy