(818 S. K. m. 389, 390)
Hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kâğıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, Ankara Altındağ 4. Noterliği'nce doğrudan düzenlenen 26.08.2003 günlü ve 17483 yevmiye nolu Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Daire Karşılığı İnşaat Sözleşmesi başlıklı sözleşmenin arsa sahipleriyle yüklenici Şirkettin arasında yapıldığını ve sözleşmede kararlaştırılmış olduğu üzere, inşaatın (1.) normal katındaki arka cepheden bir adet daire ve 12. normal kattaki güneydoğu cepheden bir adet dairenin eklentisi ile birlikte inşa edilerek davalıya verilmesini, (2.) normal kattaki güneybatı cepheden bir adet daire ve aynı katın arka cephesinden bir adet daire olmak üzere davalı İbrahim'e inşa edip teslim etmeyi, diğer davalı yüklendiği halde vekaletnamelerle verilen yetkisini yanlar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak kullanmasıyla binanın güneydoğu cephesindeki (9.) bağımsız bölüm numaralı dairenin davalı İbrahim adına; güneybatı cephesindeki (10.) bağımsız bölüm numaralı daireyi de davacı adına kat irtifakı kurmak suretiyle tescil ettirdiğini ileri sürerek (9.) numaralı dairenin davalı İbrahim adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına; davacı adına tescilli olan (10.) bağımsız bolüm numaralı meskenin tapu kaydının iptali ile de davalı İbrahim adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı İbrahim vekilleri özetle; davacının da vekaletname vererek yetkilendirdiği diğer davalı yüklenici tarafından kat irtifakının kurulmasına ilişkin kat irtifakı listesi ve bunu dayalı olarak Tapu Sicil Müdürlüğü'nce düzenlenen resmi sözleşme ile yanlar arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesinde bağımsız, bölümlerin paylaşımı hakkındaki düzenlemenin değiştirildiğini ve davalı İbrahim'in de iyi niyetli olduğunu savunarak davanın reddini talep etmişlerdir.
Yüklenici davalı Şerafettin ise, yargılama sırasındaki imzası ile onaylandığı açıklamasında, davacı iddiasının doğru olduğunu kendisinin ve tapu sicil yetkilisinin hataları sonucu (10.) numaralı bağımsız bolümün davalı İbrahim, (9.) nolu bağımsız bölümün ise davacı adına tapuya tescili gerekirken tersine işlem yapılarak irtifak paylı tapu tesisi edildiğini bildirmiştir.
Mahkemece Tapu Sicil Müdürlüğü'nde düzenlenen sözleşmenin arsa sahiplerince verilen yetkiyi içerir vekaletnamelere göre yüklenici tarafından yapıldığı ve yapılan işlemde hukuki bir aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava reddedilmiş ve verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Arsa sahipleri ile yüklenici davalı arasında yapılan 26.08.2003 günlü ve 17483 yevmiye numaralı kat karşılığı inşaat sözleşmesi hükümleri ile ekleri ve tarafların tutanağa geçen açıklamaları ile yazılı bildirimleri birlikte değerlendirildiğinde, sözleşme hükümleri uyarınca davacıya verilmesi gereken 54/698 arsa paylı ve (9.) bağımsız bolüm numaralı meskenin davacıya verilmesi ve adına tapu tahsisi gerekirken yüklenici davalının arsa sahiplerince verilen vekaletnameye dayalı olarak kal irtifakı listesini hazırlaması ve Tapu Sicil Müdürlüğü'nce resmi sözleşmenin düzenlenmesi ile kat irtifakının kurulması aşamasında davalı İbrahim adına sicil oluşturulduğu; aynı şekilde davalı İbrahim'e verilmesi gereken 54/698 arsa paylı ve (10) bağımsız bölüm numaralı meskenin ise, davacı adına tapuya tescil olunduğu açıklıkla anlatıldığı gibi; bu husus, tarafların da kabulündedir. Ancak, davalı İbrahim'in vekilleri, kat irtifak listesi ve sözleşmesi tarafları bağlayıcı olduğundan mevcut tescillerin korunması gerektiğini savunmaktadırlar.
Borçlar Kanununun 390. maddesi hükmü gereğince; vekilin sorumluluğu genel olarak, işçinin sorumluluğuna ilişkin kurallara bağlıdır. Vekil, vekillik verene karşı vekillik görevini özenle yerine getirmekle yükümlüdür. Ayrıca, vekil, müvekkilinin kendisine verdiği talimat dışına çıkamaz; ancak, durumun gereğine göre vekillik verenden izin alma olanağı bulunmamakla birlikte eğer olanak bulunup da sorulsaydı müvekkilinin herhalde izin verecek olduğu durumlarda talimat dışına çıkabilir. Ne var ki, bundan başka durumlarda vekil, aldığı talimata, müvekkilinin zararına olarak uymazsa vekillik işini yerine getirmiş olmaz (BK. 389. md). Özetle açıklanan bu hukuksal çerçeve dahilinde somut olaya dönüldüğünde de; yanlar arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesine uygun şekilde kat irtifakının kurulması için davacının yüklenici davalıya temsil yetkisi verdiğinin; ancak, vekilin davacının talimatına uymayıp sözleşmeye aykırı olarak mevcut şekilde kat irtifakını kurduğunun ve davalı İbrahim'in ise imzaladığı kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince kendisine verilmesi gereken bağımsız bölümleri bildiğinin kabulü gerekmektedir. Varılan sonuç bu olunca da; davalı yüklenicinin davacının talimatına uymadığı ve vekalet görevini kötüye kullandığı, dolayısıyla özen borcuna aykırı davrandığı, davacı zararına olarak kat irtifakı kurduğu ve davalı İbrahim'in de bu durumu bildiği sabit olmaktadır. O halde uyuşmazlık konusu bağımsız bölümlerin kat irtifaklarının kurulması ve tapu kayıtlarının oluşturulması aşamasında davalı yüklenicinin yaptığı işlemler, davacıyı bağlayıcı sayılamaz. Açıklanan bu hukuksal sebeplerle, davanın kabulü ile (9.) numaralı bağımsız bolümün davalı İbrahim adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına; davacı adına tescilli bulunan (10.) bağımsız bolüm numaralı meskenin davacı adına olan tapu kaydının iptali ile davalı İbrahim adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken; yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 14.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy