(818 S. K. m. 410)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat F.Tunç Keskin geldi. Davalı avukatı gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava 07.08.1996 tarihli kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Davacı yüklenici, davalı ise arsa sahibidir. Davada inşaatta sözleşme dışı yapılan fazla imalattan davalının payına düşen kısmı talep ve dava edilmiştir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle ortak yerlerde yapılan imalat inşaatın ikmali ve iskan ruhsatının alınması için zorunlu olup sözleşme dışı sayılamayacağından, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Yanlar arasında imzalanan sözleşmenin teknik şartlar bölümünde arsa sahibine ait dairelerde yapılacak imalatta hangi cins malzeme kullanılacağı belirtilmiştir. Yüklenici imalatı teknik şartnameye uygun malzemeyle yapıp teslim etmek zorundadır. Teknik şartnamede gösterilen malzeme ve işçilik dışında değişik bir şekilde yapılan imalat arsa sahibi yönünden zorunlu, faydalı ve daha değerli ise bu imalat sözleşme dışı kabul edilip bedelinin, B.K.'nun 410 ve devamı maddeleri uyarınca vekaletsiz iş görme hükümlerine göre istenmesi mümkündür. Teknik Şartnamenin 10 ve 11. maddelerinde gösterilen imalat ile davalı delillerinde fazladan yapıldığı ileri sürülen imalatlar bu çerçevede değerlendirilip, davalıdan bedelinin tahsiline karar verilmelidir. Mahkemece inşaatın fiilen teslim alındığı gözden kaçırılarak imalat bedelinin iskan ruhsatından sonra talep edilebileceği görüşüyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden temyiz itirazlarının kabulüyle kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 550,00 YTL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 21.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy