(818 S. K. m. 104, 113) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Yukarıda gün ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı Sarıyıldız İnş. Gıda San. Ltd. Şti. temsilcisi Sıddık Sarıyıldız ile davalı vekili avukat Pınar Ertem geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içerisinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı temsilcisi ve davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava ve birleşen dava alacak istemiyle açılmış, mahkemece davaların kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı yüklenici şirketin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece her iki davanın toplam miktarı olan 83.148,00 YTL.nin tahsiline karar verilmiştir. Mahkeme kararının gerekçe kısmından anlaşıldığına göre, bu miktarın 1.185,90 YTL.si karo imalatından doğan fiyat farkı, kalan kısmı ise hakedişlerin zamanında ödenmemesi sebebiyle faiz alacağıdır. Davacı şirket sözleşmeyi Ulucan Ltd. Şirketinden devralmıştır. Bu devir sözleşmesinde Ulucan Ltd. Şirketi ile davalı Belediye arasında imzalanan 05.11.1997 günlü sözleşmenin hükümlerinin geçerli olduğu belirtilmiştir. Davanın dayanağını oluşturan 05.11.1997 günlü sözleşmenin 26. maddesinde hakedişler ve ödeme esasları düzenlenmiştir. Sözleşmenin 26. maddesinde yapılan düzenleme borcun muacceliyet tarihini belirlemektedir. Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre hakedişlerin geç ödenmesi sebebiyle davacı tarafın faiz talep edebilmesi için davalı iş sahibinin ayrıca temerrüde düşürülmüş olması gerekir. Ayrıca asıl alacak yani hakediş bedeli tahsil edilirken geç ödeme sebebiyle faiz hakkının BK.nun 113. maddesi uyarınca saklı tutulması zorunludur. Davacı hakediş bedellerini tahsil ederken faiz hakkını saklı olduğu konusunda ihtirazi kayıt koymamıştır. Hakedişlerin tamamını tahsil ettikten sonra davalı Belediyeye verdiği dilekçelerde de ödeme talebinde bulunmamıştır. Davacı tarafça dava konusu edilen miktar alacağın geç ödenmesi sebebiyle faiz istemine ait olduğundan alacak aslı tahsil edilirken faiz isteme hakkı saklı tutulmadığından BK.nun 113. maddesi gereğince davacının faiz isteme hakkı düşmüştür. Mahkemece bu durum gözden kaçırılarak davacı tarafın hakedişlerin geç ödenmesi sebebiyle olan faiz istemi yönünden davanın kabul edilmesi doğru olmamıştır.
3- Yukarıdaki bentte belirtilen faiz istemi dışında davacı tarafın karo imalat farkı olarak 1.185,90 YTL isteği karar altına alınmıştır. Mahkeme kararında bu miktara da 30.12.2002 gününden itibaren faiz yürütüldüğü yazılıdır. Davacı tarafça bu istem 26.12.2001 günlü asıl dava dilekçesinde dava konusu yapıldığından, karar altına alınan karo imalat farkı ile ilgili miktara 26.12.2001 tarihi yerine birleşen dava gününden faiz yürütülmesi hatalı olmuştur.
4- Mahkemece karar altına alınan karo imalat farkı dışındaki miktarın faiz alacağı olduğu düşünülmeden, faiz alacağına faiz yürütülerek tahsil kararı verilmesi BK.nun 104/son maddesine aykırı olduğu gibi, davacı tarafın faiz ve karo imalat farkı dışındaki istekleri reddedildiği halde, asıl dava ve ek davada istenilen miktarın tamamına hükmedilmiş olması da, HUMK. nun 74. maddesine aykırı olup kabul şekli bakımından bozma nedenidir.
Yapılacak iş, karo imalat bedeli olan 1.185,90 YTL yönünden dava tarihi olan 26.12.2001 gününden itibaren faiz yürütülerek davacı isteminin kabul edilmesinden, faize yönelik istemin de sair davacı istemleri gibi reddedilmesinden ibarettir.
Kararın bu sebeplerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1.) bentte açıklanan sebeplerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, kararın (3.) bent uyarınca davacı, (2.) ve (4.) bentler uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, 550,00 YTL vekalet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı Belediyeye verilmesine, davacı Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmadığından lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcının istem halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 31.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy