(818 S. K. m. 101) (Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi m. 39)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Oktay Polat ile davalı vekili avukat İbrahim Kaynar geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, eser sözleşmesine dayalı iş bedelinin kalanı ile teminat kesintisinin işlemiş faizleriyle tahsili istemine ilişkindir.
Davalı, teminat kesintisi dışında asıl borcun ödendiğini, ödeme sırasında ihtirazi kayıt ileri sürülmediğinden faiz talep hakkının düştüğünü, kaldı ki usulüne uygun temerrüde düşürülmediklerinden faizin de istenemeyeceğini, teminatın iade koşullarının da oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Taraflar arasındaki sözleşmenin Fiyatlar ve Ödemeler başlıklı 6. maddesinde davacı taşerona hakediş ödemelerinin idarece davalı şirkete ödemenin yapıldığı tarihteki TCMB döviz alış kuru esas alınarak TL.ye çevrilecek ve bu tarihten itibaren 7 gün içerisinde şirketçe kendisine idarece yapılan ödeme cinsinden ödenecektir. denilmektedir. Davalıya iş sahibi idarenin en son 31.12.2002 tarihinde ödeme yaptığı bilirkişi raporuyla sabittir. O halde davacının tüm alacağının 31.12.2002 tarihindeki kur karşılığı esas alınarak hesaplanması gerekirken davalının bu tarihten sonra yaptığı ödemelere ilişkin tarihlerdeki kur üzerinden alacağın bulunması sözleşmenin anılan bu maddesine aykırıdır. Yapılması gereken iş, bilirkişilerden ek rapor alınarak 31.12.2002 tarihindeki Merkez Bankası döviz alış kuruna göre davacı alacağının belirlenmesi ve buna göre davanın sonuçlandırılmasından ibarettir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
3- Muaccel bir alacağa faiz yürütülebilmesi için borçlunun alacak miktarı gösterilmek ve istenilmek suretiyle usulen temerrüde düşürülmesi gerekir (BK. 101/I. madde). Ancak borcun ifa edileceği gün kesin olarak taraflarca belirtilmiş ise bu günün gelmesiyle borçlu temerrüde düşer (BK. 101/II. madde).
Sözleşmenin 6. maddesinde davalının idareden tahsilatı yaptıktan itibaren 7 gün içinde ödeme yapması kararlaştırılmış olmasına göre ortada kesin vadenin bulunduğu kabul edilemez. Zira ödemenin idarece hangi tarihte yapılacağı başlangıçta bilenemediği gibi ödeme tarihinin de kesin belirtilmediği, sadece alacağın muaccel olacağı zamanın tayin edildiği anlaşılmaktadır. Nitekim BİGŞ.nin benzer nitelikteki 39. maddesiyle ilgili Dairemizin yerleşen uygulamasıyla idarenin onayından sonra 30 günde hakedişin ödeneceğine dair hüküm kesin vade niteliğinde kabul edilmemiş, ayrıca temerrüdün bulunması gerektiği belirtilerek istikrarlı biçimde uygulama sürmüştür. O halde davalının, hakediş alacağı istenilmek suretiyle temerrüde düşürmesi zorunludur. Dosyada mevcut 09.04.2004 tarihli ihtarla davalıdan ödeme isteminde bulunulduğu anlaşıldığından ihtarın tebliği araştırılarak bu tarihin ertesi günden faizin hesaplanması gerekir. Mahkemenin aksine düşünceyle faiz alacağı hesabı doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. Kabule göre de ek raporda 30 milyar TL.nın 6 günlük faizi 8.837.260.000 TL. olarak fahiş hesaplanmış olduğu gözetilmeden raporun aynen kabulü de bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün davacı, 3. bent uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, 550,00 YTL duruşma vekalet ücretinin taraflardan karşılıklı alınarak birbirlerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 25.04.2008 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Yanlar arasında imzalanan sözleşmenin 6 ncı maddesinde belirlenen ödeme süresinin "kesin vade" niteliğinde olduğunu düşündüğümüzden, bu yönde aksine oluşan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy