(818 S. K. m. 355) (3194 S. K. m. 21, 26, 32, 42)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Necip Yenişan ile davalı Özgür Yüksel vekili avukat D. Ali Kurt geldi. Davalı Keko Erdoğan vs. vekilleri ve diğer davalılar gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, BK.nun 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinin bir türü olan kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan, sözleşmenin geriye etkili olarak feshi, tapu iptali ve tescil, müdahalenin önlenmesi ve tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı arsa sahibi, davalılardan Şah İsmail Demirok ile aralarında resmi şekilde düzenlenen 24.10.1997 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yapması gereken binayı ruhsata ve yasaya aykırı olarak yaptığını, kendisine isabet eden bağımsız bölümleri teslim etmediğini iddia ederek, aralarındaki sözleşmenin geriye etkili olarak feshini, yükleniciye devredilip ondan da diğer davalıların devralmış oldukları tapu kayıtlarının iptali ile kendi adına tescilini, davalıların taşınmaza vaki müdahalelerinin önlenmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece davanın binanın projeye aykırı yapıldığı iddiası ile açıldığı Belediyeden verilen cevabi yazılarda yapının ruhsata uygun hale getirilmesinin mümkün olduğunun belirtildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Eser sözleşmesinin bir türü olan kat karşılığı inşaat sözleşmesinde yüklenicinin kendi edimini sözleşmeye fes ve sanat kuralları ile yasaya uygun olarak yerine getirmesi gerekir. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca her türlü inşaat yapımı 26. maddede sayılan istisnalar dışında yerel idarelerden ruhsat alınmasına bağlıdır. Ruhsatsız bina aynı Yasa'nın 32. maddesi hükmünce yıktırılıp ayrıca 42. madde uyarınca suç teşkil ettiğinden hem arsa sahibine hem de yükleniciye ceza yaptırımı uygulanır. İnşaatın ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yapıldığı hususu kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemece resen gözetilmesi gerekir.
Dava konusu olayda; inşaatın projesine aykırı yapıldığı bundan dolayı ruhsatının alınamadığı ancak, projeye aykırılıkların giderilmesi halinde ruhsata bağlanabileceği Zeytinburnu Belediyesi'nin çeşitli tarihli yazılarında belirtilmiştir. O halde mahkemece ortada yasal bir inşaat bulunmadığından inşaatın yasal hale getirilebilmesi için davalı yükleniciye yetki ve gerekli süre verilmelidir. Bu sürede inşaat yasal hale getirilir ise davalı yüklenici edimini sözleşmeye uygun olarak yerine getirmiş olacağından sözleşmenin feshi ile müdahalenin önlenmesi talepleri reddedilmeli ancak 10 ve 13 nolu bağımsız bölümlerle ilgili istemleri hakkında araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Yüklenici kendisine verilen süre ve yetkiye rağmen inşaatı yasal hale getiremez ise, davacının sözleşmeyi geriye etkili olarak fesih talebi kabul edilerek diğer istemleri de bu sonuca göre değerlendirilerek hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece eksik inceleme ile yerinde olmayan gerekçelerle davanın reddedilmiş olması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında kendisini vekil ile temsil ettiren davacı yararına takdir olunan 550,00 YTL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 02.05.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy