(818 S. K. m. 106) (818 S. K. m. 41, 43, 47, 49)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı-k.davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k.davalı vekili avukat Bülent Kaptan ile davalı-k.davacı vekili avukat Mücahit Çetin geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı yüklenici tarafından açılan asıl davada, bakiye hak ediş bedeli ile maddi ve manevi tazminat talep edilmiş, yine yüklenicinin açtığı birleşen davada ise nakde çevrilen teminat mektupları tutarının tahsili istenmiştir.
İş sahibinin açmış olduğu davadaki talep ise kar kaybı, avans bakiyesinin ve noksan işler bedelinin tahsili talebine ilişkindir.
Mahkemece, alınan son raporda mahsup işlemi yapılarak davalı ve karşı davacı iş sahibinin 4.486,13 YTL alacaklı olduğu belirlendiğinden rapor doğrultusunda bu miktar alacağın tahsiline, yüklenici tarafından açılan asıl ve birleşen davaların ise reddine dair verilen karar taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Davacı yüklenici asıl davasında 7 nolu hak edişten bakiye 32.750.520.198 TL. alacağı olduğunu ileri sürerek şimdilik 8 milyar TL.nın tahsilini talep etmiş, mahkemece hükme esas alınan 23.05.2005 tarihli bilirkişi raporunda davacının 7 nolu hak ediş alacağından bakiye avans borcu mahsup edildikten sonra kalan alacağı 11.009.636.786 TL. olarak hesaplanmıştır. Davalar birleştirilmiş olsa dahi her bir dava bağımsız niteliğini koruyacağından birleşen her dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurularak, asıl davada davacı yüklenici talebi ile bağlı kalınmak suretiyle 8 milyar TL. imalat bedeli alacağının tahsiline karar verilmesi gerekirken, iş sahibi tarafından açılan ve birleştirilen davada mahsup yapılmak suretiyle sonuca gidilmesi doğru olmamış, karar bu yönden bozmayı gerektirmiştir.
3- Davacı yüklenici tarafından açılan ve asıl dava ile birleştirilen 1999/143 Esas sayılı davada, davalı iş sahibi tarafından haksız olarak nakde çevrilen 9 adet teminat mektubunun bedeli olan 12.613.921.170 TL. ile 301.815 USD doları mektupların nakde çevrildiği tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Nakde çevrilen teminat mektuplarından 30.07.1996 tarihli 9.900.000.000 TL. bedelli mektup ile yine 30.07.1996 tarihli 19.000 USD Doları tutarındaki mektuplar kesin teminat mektubu diğer 7 adet teminat mektubu ise avans teminat mektubu niteliğindedir. Yanlar arasındaki 31.07.1996 tarihli sözleşmenin 42. maddesi uyarınca müteahhit işbu sözleşme ve eklerinde belirtilen ve gösterilen yükümlülükleri yine bu sözleşmede yazılı zorlayıcı sebepler olmaksızın kısmen veya tamamen yerine getirmez ise idare hüküm almaksızın sözleşmeyi bozmaya ve kesin teminatı gelir kaydetmeye yetkilidir. Sözleşmenin 35. maddesinde ise gelir kaydedilen kesin teminatın müteahhidin borcuna mahsup edilmeyeceği belirtilmek suretiyle ceza-i şart niteliğinde olduğuna dair düzenleme yapılmıştır. Davacı yüklenicinin temerrüdü nedeniyle davalı iş sahibi sözleşmeyi haklı nedenlere dayalı olarak feshettiğinden ceza-i şart niteliğinde irad kaydedebileceği teminatlar bu iş nedeniyle verilen kesin teminat mektuplarıdır. Davacı yüklenici, nakde çevrilen kesin teminat mektuplarının bedelini talep edemez. Ancak avans teminat mektupları yönünden, avans mahsubu işin devamı sırasında yapılmış ise yüklenici avans teminat mektuplarının iadesini talep etmekte haklıdır. Mahsubu yapılan avans teminat mektuplarının mahsup tarihinde yükleniciye iadesi zorunludur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yüklenicinin avans bakiyesinden borcu 21.800.883.422 TL. olarak hesaplandığından ve bu miktar yüklenicinin hak ediş alacağından düşülerek yüklenicinin kalan alacağı 11.009.636.786 TL. olarak hesaplandığından, davacı yüklenici mahsubu yapılan avans bakiyesi dışında kalan avans tutarına karşın vermiş olduğu avans teminat mektuplarının iadesini talep etmekte haklıdır. Yüklenicinin teminat mektupları ile ilgili olarak açtığı birleştirilen davanın da bu esaslar doğrultusunda değerlendirilerek sonuca bağlanması yerine, teminat mektuplarının niteliği üzerinde durulmayarak birleşen davanın tamamen reddedilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden de yüklenici yararına bozulması gerekmiştir.
4- Davalı iş sahibi tarafından açılan ve asıl dava ile birleştirilen 1999/266 Esas sayılı dava nedeniyle işin kesin hesabı çıkarılmış ve sonuçta mahsup işlemi de yapılarak iş sahibi alacağı 4.486,13 YTL birleşen davada hüküm altına alınmıştır. Kesin hesap çıkarılırken iş sahibinin alacağının hesabında davacı müteahhidin borcunu zamanında ve gereği gibi ifa etmemesi sebebiyle iş sahibinin 11 ay süreyle maliyet kar hesabına göre 85.000.000.000 TL. kar kaybı kabul edilmiştir. Davalı iş sahibi, yüklenicinin temerrüdü nedeniyle 15.12.1997 tarihinde sözleşmeyi fesh ettiğinden sadece menfi zararının tazminini isteyebilir (BK. 106/II. madde). Sözleşmeyi fesih eden davacı iş sahibi müspet zarar kapsamında olan kar mahrumiyetini talep edemeyeceğinden, kesin hesapta iş sahibinin 85.000.000.000 TL. kar mahrumiyetine uğradığının kabulü ile kesin hesap alacağının belirlenmesi doğru olmadığı gibi sözleşmenin yukarıda zikredilen 35 ve 42. maddeleri uyarınca ceza-i şart niteliğinde sadece kesin teminat mektuplarının nakde çevrileceği, avans teminat mektupları yönünden ise mahsubu yapılmayan kısmı için iş sahibinin avans teminat mektubunu nakde çevirebileceği nazara alınmayarak nakde çevrilen tüm teminat mektuplarının tutarı olan 92.175.258.370 TL.nın belirlenen iş sahibi alacağından mahsubu suretiyle yazılı şekilde hükme varılması doğru olmamış, kararın bu yönden de taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2. ve 3. bentte yazılı nedenlerle davacı ve karşı davalı yüklenici yararına, 4. bentte açıklanan nedenlerle de taraflar yararına BOZULMASINA, 550,00 YTL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınarak karşılıklı olarak birbirlerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 26.05.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy