(818 S. K. m. 44, 98, 366)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, yanlar arasında sözlü olarak yapıldığı ileri sürülen eser sözleşmesine dayalı olarak açılmış olup; yüklenici davalı tarafın yapmadığı eksik işlerin iş sahibi tarafından yaptırılması sebebiyle yapılan masrafların tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 4.209,75 YTL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiş, verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacının Alanya-Telatiye Köyünde bulunan, pafta no:1 ve 480 parsel sayılı olarak tapuya tescilli taşınmazın üzerinde bulunan apart oteline AG ve OG Elektrik-Trafo Tesisi yapılmasını davalı yüklenmiştir. Yanlar arasında iş bedeli tutarında uyuşmazlık bulunmaktadır. Davalı yükleniciye (1.125.000.000 TL.) işin bedeline mahsuben davacı iş sahibi tarafından ödeme yapıldığı sabittir. Davalı vekili, dava dosyasına sunduğu 15.11.2002 günlü cevap dilekçesinde; trafo için fiyat farkı verilmesi, eksik ödemelerin tamamlanması ve kısmi taksitli ödemeden doğan zararın giderilmesi için 1.500.000.000 TL. ek ödeme yapılması hususunda tarafların anlaşmış olduklarını açıklamıştır. Buna göre, davalı yüklenici tarafından sözlü sözleşme ile yapımı yüklenilen işin toplam bedelinin 2.625.000.000 TL. olduğu davalı tarafça kabul edilmektedir. Davacı taraf ise, toplam iş bedelinin 1.500.000.000 TL. olduğunu ileri sürmektedir. Borçlar Kanunu'nun 366. maddesi gereğince; taraflarca önceden karalaştırılmamış veya yaklaşık olarak kararlaştırılmış olan iş bedeli, uzman bilirkişi aracılığıyla yaptırılacak inceleme sonucu işin yapıldığı zamandaki serbest piyasa fiyatlarına göre mahkemece belirlenir. Dosya kapsamındaki deliller ve bilirkişi raporlarındaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde; sözleşme konusu işin en geç 1998 yılı içinde yapılması gerektiği sonucuna varılmaktadır. O halde, öncelikle mahkemece gerektiğinde uzman bilirkişi aracılığıyla yeniden yerinde keşif ve inceleme yapılarak yapılması gereken işin 1998 yılı piyasa rayiçlerine göre bedelinin saptanması ve davalının kabulü gözetilerek saptanacak iş bedelinin 2.625.000.000 TL. tutardan fazla olamayacağının düşünülmesi ve yapıldığı uyuşmazlık konusu olmayan 1.125.000.000 TL. ödemenin mahsubu ile yüklenici davalının hakettiği bakiye iş bedelinin bulunup bulunmadığının saptanması gerekir.
Hükme dayanak alınan 24.07.2006 tarihli bilirkişi raporu ve diğer belgelere göre; iş sahibi tarafından eksik bırakılan işler 2002 yılı içinde yaptırılmış bulunmaktadır. Yanlar arasındaki sözleşme taraflarca fesih olunmadığından, davacının, işin teslimi gereken tarihten itibaren kabul edilebilir makul süresi içinde eksik iş bedelini yükleniciden istemesi ya da eksik işlerin giderim masraflarının ödenmesini talep etmesi gerekirdi. Çünkü, Borçlar Kanunu'nun 98. maddesinin yollamasıyla, 44. maddesi hükmü gereğince; iş sahibi davacı, zararın çoğalmasına ve zararı yapanın durumunun ağırlaşmasına sebep olmamalıdır. Bu yasal nedenle, mahkemece işin ne kadar süre içinde yapılabileceği ve eksik işlerin giderilmesi süresi bilirkişi kuruluna tespit ettirilerek belirtilen sürelerin toplamından sonraki tarih itibariyle taleple de bağlı kalınarak, serbest piyasa fiyatlarına göre eksik iş bedellerinin saptanması ve yüklenici davalının hakkettiği ödenmeyen iş bedeli varsa tutarının saptanan eksik iş bedelinden mahsubu yapılarak varılacak sonucuna göre davacının dava konusu yaptığı alacak hakkında bir karar verilmelidir.
Yukarıda açıklanan hususlar gözetilmeden; yasal yöntemlerine uygun olarak düzenlenmeyen bilirkişi raporu hükme dayanak alınarak yetersiz araştırma ve soruşturma sonucu mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenle diğer temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 29.02.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy