(4721 S. K. m. 2) (818 S. K. m. 355)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı Fatma Şahin tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Asıl ve birleşen dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemenin asıl davanın kabulüne, birleşen davanın husumet yokluğundan reddine dair kararı asıl davanın davalısı Fatma Şahin tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile birleşen davada davalılar arasında imzalanan 05.08.1986 tarihli sözleşmede kat karşılığı inşaat yapılması ve bir dairenin arsa payı ile 1.500.000 TL. nakit ödenmesi karşılığında arsa sahibine teslimi kararlaştırılmıştır. Davacı arsa sahibi, davalılar yüklenici, Fatma Şahin ise davalılardan bağımsız bölüm satın alan şahıstır. Sözleşme hükmünce arsanın tapusu tümüyle yüklenicilere devredilmiştir. Yükleniciler bir yıllık sürede inşaatı tamamlayıp kat irtifakı kurmak suretiyle arsa payı ile birlikte bir daireyi davacıya teslim etmeyi taahhüt etmiştir. Kural olarak yüklenicilerin sözleşmeden doğan edimlerini ifa ettiklerinin kabulü için daire mülkiyetinin davacıya geçirilerek teslimi zorunludur. Ne var ki davalılar, arsa sahibinin talimatı doğrultusunda daireyi eşi Fatma Şahin'e tapuda devrettiklerini ve böylece sözleşmeden doğan borçlarını ifa ettiklerini savunmuştur. Gerçekten davacı ile Fatma Şahin 20.10.1972 tarihinde evlenmiş, davanın açıldığı 02.06.2004 tarihine kadar davaya konu dairede birlikte oturmuşlardır. Arsa 06.08.1986 tarihinde yüklenicilere verilmiş, 11.10.1994 tarihinde davacıya ait daire yükleniciler tarafından Fatma Şahin'e satılmak suretiyle devredilmiştir. Davacı ile Fatma eldeki davanın açılmasından 10 gün sonra Fatma'nın açtığı dava sonucu boşanmışlar, karar 08.03.2006 tarihinde kesinleşmiştir. Görülüyor ki davacı, 10 yıla yakın süredir dairenin eşine devrine itiraz etmeyerek icazet vermiş, evlilik birliği sarsılmaya başlayınca eser sözleşmesine dayanarak ifa istemiyle bu davayı açmıştır. Bu haliyle davacının gerek eşi Fatma Şahin'e gerekse yüklenicilere karşı açtığı davalarında devri bilmediği ve iyiniyetli olduğundan söz edilemeyeceği açık seçik ortadadır. Herkes haklarını kullanırken iyiniyet kurallarına uymak zorundadır (TMK. 2. md.). O halde tapuda her ne kadar satış gösterilmiş ise de davacı talimatıyla Fatma adına devir işleminin gerçekleştiğinin kabulü gerekir.
Açıklanan tüm bu nedenlerle asıl davanın da reddine karar verilmesi yerine yazılı gerekçeyle kabulü doğru olmamış, bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçelerle davalı Fatma Şahin'in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı Fatma Şahin'e geri verilmesine, 17.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy