(1086 S. K. m. 445) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı SS. Billur Konut Yapı Kooperatifi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, HUMK. nun 445 ve devamı maddelerinde düzenlenen iade-i muhakeme isteminden ibaret olup, mahkemece asıl davanın davalısı (iade-i muhakeme davasının davacısı) olan Ali Erol'un yargılamada yetkisiz vekil tarafından temsil edildiği gerekçesi ile davanın kabulü ile Ali Erol hakkındaki hükmün iptaline karar verilmiş, hüküm davalı kooperatif vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı kooperatif vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- İade-i muhakeme davacısı Ali Erol tarafından imzalanan sözleşmede belirtilen adrese Körfez İcra Müdürlüğü'nün 2003/1361 sayılı takip dosyasından çıkarılan ödeme emri, çalışan yetkili Duygu Yenibal'a tebliğ edilmiş, itiraz dilekçesini ise avukat Abdullah Zorlu'nun verdiği anlaşılmıştır. Davacı Ali Erol, avukat Abdullah Zorlu'nun kendi vekili olmadığını ileri sürmektedir. Gerçekten de yapılan incelemede avukat Abdullah Zorlu'nun, Ali Erol'un avukatı olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda itirazın iptali davasında Ali Erol yerine, avukat Abdullah Zorlu'ya yapılan tebligatla yargılamaya devam olunması yerinde bulunmayıp iade-i muhakeme isteminin kabulü doğrudur. Ne var ki, yargılamanın yenilenmesi talebini kabul eden mahkeme verilen ilk kararı ortadan kaldırmakla beraber yeniden bir karar vermekle de yükümlüdür. Dava konusu olayda icra takibinde borçluya çıkarılan tebligat usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, itiraz eden avukatın yetkisi bulunmadığı ileri sürüldüğüne ve dosyada fotokopisi mevcut pasaporttaki kayıtlara göre aynı tarihlerde muhatap yurt içinde bulunduğuna göre, borçlu Ali Erol'un ödeme emrini tebellüğ etmesine rağmen icra takibine itiraz etmediğinin ve böylece takibin kesinleştiğinin kabulü gereklidir. Bu nedenle ortada itiraz edilmemekle kesinleşen icra takibine karşı İİK. nun 67. maddesine dayanılarak itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar yoktur. Öyle olunca mahkemece yargılamanın iadesi talebinin kabulüne ve hukuki yarar bulunmaması nedeni ile itirazın iptali davasının reddine karar verilmesi gerekirken sadece (Ali Erol hakkında verilen hükmün iptaline) şeklinde karar oluşturulması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile kararın temyiz eden davalı kooperatif lehine BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı SS. Billur Konut Yapı Kooperatifi'ne geri verilmesine, 03.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy