(818 S: K. m. 41) (1086 S. K. m. 288)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Uğur Sinan ile davalı vekili avukat Gülderen Şahin geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, sözleşme dışı yapılan iş bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece kanıtlanamayan davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
18.06.2002 tarihli sözleşme ile davacı, 3. Kolordu Komutanlığı Ayazağa Kışlası Erbaş ve Er hamamı tadilatı işini üstlenmiş ve işi tamamlayarak teslim etmiştir. Davacının sözleşme dışında tadilat yaptığı yerlerin PVC doğrama işlerini de idarenin isteği üzerine yaptığı bu işlerin ihale kapsamı dışında olup davalının kullanımında olduğu dosya kapsamı ile sabittir. Davalı idare sözleşme dışı işlerin katkı (hibe) olarak bedelsiz yapıldığını ileri sürmüş ise de, bu savunma davacı yanca kabul edilmediği gibi, HUMK. 288 ve devamı maddeleri uyarınca hibe savunmasını kanıtlayacak yazılı belge de ibraz edilmemiştir.
Bu durumda, davalı vekili cevap dilekçesi ve delil listesinde yasal tüm deliller demek suretiyle yemin deliline de dayandığından, mahkemece davalıya kanıtlayamadığı hibe savunması ile ilgili davacıya yemin teklifine hakkı olduğu hatırlatılıp, davalının teklifi üzerine davacının yeminden kaçınması ya da savunmayı kabul etmesi halinde davanın şimdiki gibi reddedilmesi, yemin teklif etmemesi ya da davacının ilave işleri hibe olarak yapmadığına dair yemin etmesi halinde, sözleşme dışı iş bedelini BK.nun 41 ve devamı maddesi gereğince vekaletsiz iş görme hükümlerine göre ve yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçlerine göre isteyebileceğinden bilirkişiden yapılan PVC doğramalarının yapıldığı 2002 yılı mahalli piyasa rayiçlerine göre bedeli konusunda ek rapor alınarak davanın sonuçlandırılması gerekirken, bu hususlar üzerinde durulmadan ispat külfeti konusunda yanılgıya düşülerek yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 500,00 YTL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 01.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy