(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 355)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı avukatı gelmedi. Davalı vekili avukat A. T. geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava ve birleşen dava 09.05.1996 tarihli kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca davacıya ait 709 nolu parsel üzerinde yapılıp teslimi gereken dükkan ve dairelerin geç teslimi nedeniyle alacak ve icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davaların kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yüklenici eseri sözleşmede kararlaştırılan süre içerisinde sözleşmeye, amacına ve teknik özelliklerine uygun biçimde tamamlayıp teslim etmekle yükümlü olup, geç teslim halinde sözleşmede kararlaştırılan gecikme tazminatını ödemekle mükelleftir. Kural bu olmakla beraber işin teslimini engelleyen ve davalının elinde olmayan sebeplerle teslimde gecikme olmuş ise yüklenicinin bu süre için tazminatla sorumlu tutulması düşünülemez. Dava konusu olayda davacı arsa sahibinin Belediyeye arsanın bir bölümünü hibe ettiği bilahare hibe eden rücu için dava açıldığı davanın uzunca bir süre devam ettiği anlaşılmaktadır. Davanın açılması işin uzamasına sebep olmuş ise bu sürenin, bu arada oluşan deprem nedeniyle varsa gerekli sürenin, arsa sahibi (A) Blokun kaba inşaatı bittiğinde tapu ferağı vermekle yükümlü tutulduğundan bu konuda temerrüde düşürülmüş ise yeterli sürenin, keza 14.12.1998 tarihli ek sözleşmede bir kısım imalat değişikliklerine yer verildiğinden değişikliklerin etkisi varsa bu iş için gerekli sürenin teslim süresine eklenmesi gereklidir. O halde mahkemece bu konu ile ilgili tarafların delilleri sorulup bilirkişiden ek rapor alınarak varsa teslim süresine eklenecek müddet belirlenip gecikme alacağı değerlendirilmelidir.
Öte yandan birleşen itirazın iptali davasında, davalının icra takibine yaptığı itiraz yerinde olduğu halde % 40 tazminata hükmedilmesi dosya kapsamına aykırıdır.
Diğer yandan sözleşmenin 9. maddesinde aylık %15 akdi faiz kabul edilmiş ise de bu faizin her ayın sonu itibariyle oluşan kira alacaklarına uygulanacağı yani kesin vadesi belirtilmediğinden faiz asıl davada dava tarihinden başlatılmalı, itirazın iptali davasında ise işlemiş faiz isteminin reddi ile takip tarihinden itibaren uygulanması gerekirken her ayın sonundan uygulanması ve faize faiz yürütülecek şekilde itirazın iptaline karar verilmesi doğru olmadığından temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 500,00 YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak vekil ile temsil olunan davalı kooperatife verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 22.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy