(1086 S. K. m. 368)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, tapu iptali ve tescil istemiyle açılmış, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Taraflar arasındaki 18 Şubat 2005 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre davacı yüklenicilere 8 adet bağımsız bölüm verilmesi kararlaştırılmış ve devir aşamaları sözleşmede belirtilmiştir.
Dosya içerisine getirtilen Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/16 D.iş tespit dosyasında seviye %45 olarak belirlenmiştir. Mahkemece de bu seviyeye göre davacı yüklenicilerin 4 adet bağımsız bölüm hak kazanmaları ve bunları da satmış olmaları nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Dava 27.01.2006 tarihinde açılmış, Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden tespit davanın açılmasından sonra 10.03.2006 tarihinde istenmiştir. Bir davanın açılmasından sonra, başka bir mahkemede tespit yaptırılması HUMK. nun 368 ve devamı maddelerine aykırılık teşkil eder. Böyle bir tespitin karara dayanak yapılması mümkün değildir. Ayrıca davacı yükleniciler, tespit dosyasına verdikleri dilekçe ile itirazlarını bildirmişler, bu şekilde tespit dosyasındaki bilirkişi raporunun da kesinleşmesini önlemişler, yargılama sırasında da itirazlarını tekrarlayıp, inşaatı tamamladıklarını iddia etmişlerdir. Mahkemece davacı yüklenicilerin itirazları dikkate alınmaksızın, keşif yapılıp bilirkişi raporu alınmadan usulsüz tespit dosyasındaki seviyeyle bağlı kalınarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yapılacak iş, imara aykırılık kamu düzenine ilişkin olup mahkemece resen araştırılması gerektiğinden, davacı yükleniciler tarafından dava konusu parsel üzerinde yapılan inşaatın imara ve projesine uygun olup olmadığının ilgili Belediye'den araştırılmasından, daha sonra da inşaatın bulunduğu yerde uzman bilirkişilerden oluşturulacak heyetle keşif yapılarak, davacılar tarafından yapılan inşaat yasal, diğer ifade ile imara ve projesine uygun şekilde yapılmış ise, davacıların itirazlar doğrultusunda seviye belirlenerek, davacıların hak ettikleri bağımsız bölüm sayısının ortaya çıkarılmasından, davacılar tarafından satıldığı anlaşılan 4 adet bağımsız bölüm dışında hak ettikleri bağımsız bölüm varsa bu konuda davanın kabul edilmesinden, davacılar tarafından yapılan inşaatı imara ve projesine aykırı ise bunun yasal hale gelip gelmeyeceğinin ilgili Belediye'den sorulmasından, yasal hale gelmesi mümkün ise davacılara uygun süre tanınmasından, gerekirse yasal hale getirilmesi için yetki verilmesinden, inşaatın imara ve projesine aykırı yapıldığı ve yasal hale getirilmesinin mümkün olmadığının anlaşılması durumunda veya inşaat yasal olsa dahi davacı yüklenicilerin seviye itibariyle sattıkları 4 adet bağımsız bölümden fazla bağımsız bölümün tesciline hak kazanmamış olmaları durumunda ise davanın reddine karar verilmesinden ibarettir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince kabulü ile temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 21.04.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy