(4721 S. K. m. 1023, 1024)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki müdahil davalı Zafer vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili avukat ile müdahil davalı vekili avukat geldi. Davalı Yaşar gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacılar ile müdahil davalı avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davada davacı arsa sahipleri ile davalı Yaşar arasında imzalanan 22.09.1992 tarihli kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin feshi ve davalıya tapuda devredilen arsa paylarının iptali ve davacılar adına tescili talep ve dava edilmiştir. Dava konusu 187 ada 1 ve 2 nolu parsellerin davalı yüklenicinin borcu nedeniyle icradan Zafer'e satılması üzerine sözleşmenin feshi ile ilgili dava müracaata bırakılmış, tapu iptal istemi ise davalı Zafer'e yöneltilmiştir. Davaya müdahale istemiyle katılan Zafer icrada satın aldığını, iyiniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, mahkemece tapunun iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmiştir. Karar Zafer tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davalı Zafer hakkındaki iptal karan davalı Yaşar'ın eser sözleşmesinden doğan vecibelerini yerine getirmemesi ve tapuya hak kazanamaması dolayısıyla davalı Zafer'in de hak sahibi olamayacağı gerekçesine dayandırılmıştır. Oysa davalı Zafer, davalı Yaşar'ın yapacağı inşaattan daire satın alan kişi durumunda olmayıp icra yoluyla taşınmazı satın alan konumundadır. Tapu kayıtlan üzerinde inşaat şerhi bulunmadığından ve dava konusu parseller üzerinde hiçbir inşaat faaliyetine girişilmediğinden davalı Zafer'in davacı ile davalı Yaşar arasındaki ilişkiyi bildiğinden sözedilemez. Davalı Zafer'in icradaki işlemler sırasında davacının zararına hareket ederek ve muvazaalı şekilde satın aldığı iddia ve ispat olunamamıştır. TMK'nın 1023. maddesinde tapu kütüğündeki kayda iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanımı halinde üçüncü kişinin bu kazanımının korunacağı, 1024. maddesinde ise yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişinin bu tescile dayanamayacağı hususları düzenlenmiştir. Davalı Zafer'in TMK'nın 1024. maddesi anlamında kötüniyetli üçüncü kişi olduğu kanıtlanmış değildir. Bu durumda davalı Zafer hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek davanın kabulü doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davalı Zafer yararına BOZULMASINA, 500,00 YTL duruşma vekillik ücretinin davacılardan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalı Zafer'e verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı Zafer'e geri verilmesine, 21.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy