(1086 S. K. m. 179, 388)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat C. ile davalı vekili avukat B., ihbar olunan Hazine Müsteşarlığı vekili avukat G. geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Dava, 19.03.1987 tarihli T.-P. ayrımı, A.-T.-G. Otoyolu yapımı işi sözleşmesinden kaynaklanmış olup, davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Davada yüklenici davacıya sözleşmede öngörülen miktardan fazla avans kullandırılması sebebiyle oluştuğu ileri sürülen idare zararının hak edişlerden kesilmesi üzerine bu meblağın istirdadı ile ayrıca davacı taraftan mükerrer kesilen 1.220.625 Doların kesinti tarihleri arasındaki faiz getirişi talep edilmiş, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Yukarıda da açıklandığı gibi davada fazla avans ödenmesi sebebiyle istenen alacak dışında 1.220.625 Dolar asıl alacağın davalı tarafından hak edişlerden kesildiği tarihler ile bu meblağın davacılara iade edildiği tarih arasında, gerçekleşen faiz alacağı da talep edilmiştir. Mahkeme önüne getirilen bir ihtilafla hakim tarafların her bir iddia ve savunmasını değerlendirmek ve karara bağlamakla yükümlüdür. Her ne kadar davada istenen faiz miktarı dava dilekçesinde gösterilmemiş ise de, mahkeme bu durumda talep edilen miktarı davacıya açıklattırıp eksik harç varsa tamamlattırabileceğinden davadaki 1.220.625 USD'nin faiz miktarı davacıya açıklattırılmalı, davacının bu talebi ile ilgili olarak gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sonuca ulaşılmalıdır. Bu taleple ilgili olarak müspet menfi karar verilmemiş olması HUMK'nun 388/son maddesi uyarınca doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması uygun bulunmuştur.
Yukarda 1. bentte açıklanan sebeplerle sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 500,00 YTL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil edilen davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 01.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy