(818 S. K. m. 365, 413)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, yanlar arasında sözlü olarak yapıldığı ileri sürülen sözleşmeye dayalı olarak açılmış olup, ödenmeyen sözleşme konusu iş bedeli ile sözleşme dışı iş bedelinin toplamı olan 11.500,00 YTL tutarındaki alacağın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davalı taraf, savunmasında özetle; sözleşme konusu işin bedelinin yanlarca 14.000,00 YTL olarak kararlaştırılmış olduğunu, sözleşme dışı iş bedeli tutarında anlaşma olmadığını, davalıya 6.500,00 YTL tutarında ödeme yapıldığını, pencereler için 2.000,00 YTL tutarında, işin malzemeli olarak yapımı yüklenildiği halde ödemede bulunduğunu ve ayıbın giderilmesi bedelleri de düşüldüğünde davacının toplam 8.969,00 YTL tutarındaki hakedişi karşısında davanın reddi gerektiğini bildirmiş ve davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 2.469,00 YTL alacağın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine; fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş ve verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Amasra İlçesi, Fatih Mahallesinde bulunan dört katlı binanın tadilat ve onarımının yapılması işini, yanlar arasındaki sözlü sözleşme gereğince davacının yüklendiği ve sözleşme bedelinin yanlarca 14.000,00 YTL tutarında ve götürü olarak kararlaştırılmış olduğu hususları tarafların kabulündedir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Borçlar Kanunu'nun 364. maddesi gereğince iş-eserin bedeli, ödeme şekli taraflarca kararlaştırılmamış ise, iş-eserin teslimi zamanında ödenir. Eserin parça parça tesliminde bedelin ödenmesi taraflarca kararlaştırılmış ise, her parçanın bedeli onun teslimi zamanında ödenmek gerekir. Bu yasal nedenle, sözleşme gereğince yüklenilen işin yanlar arasındaki sözleşme hükümlerine, fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapılıp iş sahibine teslim edildiğini ve tamamlanmış olan eserin onun tarafından teslim alındığını ve hakettiği iş bedelinin istenebilir olduğunu yasal delillerle yüklenici; imalat bedelinin kısmen ya da tamamen ödenmiş olduğunu veya istenebilir olmadığını ise, iş-eser sahibi yasal delillerle kanıtlamakla ödevlidirler. Somut olayda, yanlar arasındaki sözleşmenin fesih olunduğu ve yüklenicinin işi terkettiği çekişmesizdir. Davacı yüklenici, hakettiği sözleşme konusu ve sözleşme dışı iş bedelinden ödenmeyen kısmın tahsilini istemektedir.
Az yukarıda da açıklandığı üzere sözleşme konusu iş bedeli tutarı 14.000,00 YTL olarak taraflarca kararlaştırılmıştır. Borçlar Kanunu'nun 365/1. maddesi hükmü gereğince bedel, yanlarca götürü olarak kararlaştırılmış ise, yüklenici, imalatı kararlaştırılan fiyatla yapmak zorundadır; imalat önceden tahmin edilenden daha çok çalışmayı ve masrafı gerektirmiş olsa bile, yüklenici ücretin artırılmasını isteyemez. Mahkemece, bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve davacının hakettiği ve istenebilir alacağı tutarını belirleyen bilirkişi raporunu dayanak almak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; bilirkişi raporu yasal yönteme uygun olarak düzenlenmediği gibi hükme dayanak alınması için de yetersiz görülmüştür. Çünkü, sözleşme konusu iş bedeli götürü olarak kararlaştırılmış bulunmasına ve sözleşmenin de fesih olunarak işin yüklenici tarafından terkedilmiş olmasına göre, uzman bilirkişi aracılığıyla yerinde yapılan keşif ve inceleme sonucu yüklenicinin işten el çektiği tarihteki yapılan sözleşme konusu işin, varsa nesafet farkları da düşülerek tüm işe olan oranının saptanması, bu oranın götürü bedele uygulanması, çıkan bu miktardan iş sahibinin ödediği miktarda düşülerek sözleşme konusu iş sebebiyle yüklenici davacının hakettiği istenebilir alacağının tespiti gerekirdi.
Diğer yandan, sözleşme dışı işlere sözleşme hükümleri uygulanamayacağından, sözleşme dışı yapılan imalatların bedeli, Borçlar Kanunu'nun 413. maddesi hükmü gereğince, işin yapıldığı zamandaki serbest piyasa fiyatlarına göre bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi gerekir. Bilirkişi raporu açıklanan yasal yönteme uygun değildir.
O halde mahkemece yapılacak iş; dava ve cevap dilekçesindeki açıklamalar ve taraflarca karşılıklı gönderilip tebliğ olunan ihtarname içerikleri birlikte değerlendirilerek; uzman bilirkişi aracılığıyla yerinde keşif ve inceleme yapılması, sözleşme konusu iş bedeli ile yapılmış ise sözleşme dışı iş bedelinin yukarıda açıklanan yasal yöntemlere uygun olarak tespit ettirilmesi ve davalı iş sahibi tarafından kanıtlanan ödemelerin mahsubunun yapılmasıyla yüklenici davacının varsa hakettiği istenebilir iş bedelinin belirlenmesiyle varılacak sonuca göre bir karar verilmesinden ibaret olmalıdır.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 14.05.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy