(2004 S. K. m. 277)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava İİK. nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Davalı takip dayanağı senetteki imzanın kendisine ait olmadığını savunmuş, davanın reddini istemiştir. Mahkemece imzanın borçluya ait olmadığı adli tıp raporuyla sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Gerçekten Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/375 Esas-2006/91 Karar sayılı ve 11.04.2006 tarihli kararı ile eldeki davaya konu 22.06.2003 tarihli senetteki imzanın borçluya ait olmadığı Adli Tıp Kurumunun 12.12.2005 günlü raporu ile sabit olduğundan bu senet nedeniyle borçlu olunmadığının tesbiti ile senedin iptaline karar verilmiştir. Ancak bu karar henüz kesinleşmiş değildir. Bu nedenle kararın kesinleşmesinin beklenmesi, kesinleştikten sonra senedin geçersizliği sabit olduğunda şimdiki gibi davanın reddine, aksi halde yani senedin geçerli olduğu subuta erdiğinde, uyuşmazlığın esası incelenerek hükme varılmalıdır. Karar kesinleşmeden yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış, bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 13.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy