(818 S. K. m. 41)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, 03.11.1997 tarihli sözleşmeden kaynaklanan tazminatın tahsiline ilişkin olarak açılmış olup, mahkemece İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/313 E., 2006/682 K. sayılı kararının kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Gerçekten de dava konusu edilen tazminat, alacaklıların açtıkları ilk davaya konu edilmiş ise de, söz konusu mahkeme kararında hüküm altına alınan husus davacıların yaptıkları inşaattan dolayı hakettikleri bedel olup, bu bedele tekabül eden bağımsız bölüm ve arsa paylarının davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş olmakla imalat bedeli konusunda kesin hüküm bulunmaktadır. Ancak davacının tazminatla ilgili talepleri hakkında bir inceleme yapılmamış ve mahkemece de bu taleplerle ilgili istemin reddedildiği kararda yazılmamıştır. Aksine davacıların fazla hakları varsa saklı kaldığı da kabul edilmiştir. Bu durumda mahkemece verilen ilk kararda imalat bedeli dışında karar oluşturulmadığından kesin hüküm bulunmadığı kabul edilerek istemin esasının incelenmesi iddia, savunma ve ibraz olunacak delillerin ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak tarafların fesihte kusurları da gözetilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken kesin hükmün varlığından bahisle davanın reddi doğru olmadığı gibi, kabule göre de dava şartından dolayı istem reddedildiği halde davalı yararına maktu yerine nisbi vekalet ücreti takdiri de yerinde görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 12.12.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy