(1086 S. K. m. 284)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Özgür Coşkun ile davalı vekili avukat Altan Balantekin geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Davalılar arsa sahipleri ile davacı Vasıf Tıraş ve dava dışı Nevzat Özhan arasında 16.07.1998 tarihli düzenleme şeklinde daire karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmıştır. Davacı Vasıf Tıraş ile dava dışı Nevzat Özhan yüklenici konumundadır. Daha sonra yükleniciler arasında 26.09.2000 tarihinde düzenleme şeklinde devir sözleşmesi yapılmış, Nevzat Özhan sözleşmeden doğan bütün hak ve yükümlülüklerini Vasıf Tıraş'a devretmiş, inşaata Vasıf Tıraş tarafından devam olunmuş, bu dava da yüklenici sıfatıyla Vasıf Tıraş tarafından açılmıştır.
Daire karşılığı inşaat sözleşmesine göre Keçiören İlçesi Kuşcağız Mahallesi 30866 ada 7, 8 ve 9 parseller üzerine yükleniciler tarafından inşaat yapılması, 9 parsel üzerine yapılacak olanın arsa sahiplerine, 7 ve 8 parsellere yapılacak olanların yüklenicilere ait olması kararlaştırılmıştır. Yükleniciler tarafından her 3 parseldeki inşaata başlanmış, ancak sözleşmede kararlaştırılan süre içerisinde tamamlanamamıştır. Bunun üzerine arsa sahipleri tarafından önce 11.08.2000 tarihli ihtarname gönderilmiş, inşaatın durdurulduğu belirtilerek, çalışmaların hemen başlaması ve binanın zamanında teslim edilmesi istenmiştir. Daha sonra arsa sahipleri tarafından 11.05.2001 tarihli ihtarname gönderilmiş, sözleşmede kararlaştırılan 30 aylık sürenin dolduğu, inşaatın tamamlanmadığı belirtilerek, daire karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshedildiği bildirilmiştir.
Daire veya kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin kural olarak açılacak dava sonucu mahkeme kararı ile feshine karar verilebilir. Bunun istisnası taraf iradelerinin fesih konusunda birleşmesidir. Somut olayda davacı yüklenici yaptığı imalatın bedelini istediğine ve mahkemece de yüklenici tarafından gerçekleştirilen imalat bedeli konusunda tahsil kararı verildiğine göre, taraf iradeleri fesih konusunda birleşmiştir. Bu nedenle ayrıca fesih konusunda mahkeme kararı aranmasına gerek görülmemiştir.
Daire karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi durumunda yüklenici yaptığı imalatın bedelini kural olarak istemekte haklıdır. Ancak yüklenici tarafından imalat bedelinin istenebilmesi için yapılan inşaatın imar durumuna ve projesine uygun olması gerekir. Somut olayda her 3 parsel üzerinde yapılan inşaat nedeniyle 24.05.2001 ve 05.06.2003 tarihlerinde yapı tatil tutanakları düzenlendiği, Keçiören Belediye Encümeninin 10.07.2001 ve 12.08.2003 tarihli kararları ile her 3 parseldeki inşaatın imar durumuna ve projesine uygun hale getirilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece davacı yüklenicinin yaptığı imalatın bedelinin tahsiline karar verilirken yapı tatil tutanakları ve encümen kararları üzerinde durulmamış, yapılan inşaatın yasal hale getirilip getirilmediği, tamamlanması durumunda iskan ruhsatı almaya engel hallerinin olup olmadığı ilgili belediyeden araştırılmamıştır. Yukarıda belirtilen belediye encümen kararlarında inşaatların imar durumuna ve projesine uygun hale getirilmesinden söz edildiğine göre, yüklenici tarafından isteyebileceği imalat bedeli hesaplanırken inşaatların imar durumunu ve projesini uygun hale getirmesi için gerekli giderilme bedelinin yüklenicinin hakettiği imalat bedelinden düşülmesi gerekir. Mahkemece bu konularda ilgili belediyeden gerekli araştırmalar yapılmadan ve bilirkişilerden denetime elverişli rapor alınmadan, 2.000.000.000 TL. düşülmek suretiyle davacı yüklenicinin imalat bedelinin belirlenmesi ve tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır.
3- Davacı vekili dava dilekçesinde tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuş bu mümkün olmadığı takdirde imalat bedeli olarak 40.000.000.000 TL. (40.000,00 YTL)'nin tahsilini istemiştir. Mahkemece davacı yüklenicinin tapu iptali ve tescil istemi reddedilmiş, imalat bedeline ilişkin istemi hakkında herhangi bir karar verilmemiştir. Açılan davadaki tüm istekler konusunda mahkemelerin karar vermeleri zorunludur. Asıl dava dosyasında davacı yüklenicinin imalat bedeli isteği konusunda herhangi bir karar verilmemesi de hatalı olmuştur.
4- Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde müvekkili tarafından satılan bağımsız bölümler nedeniyle 82.000.000.000 TL. (82.000,00 YTL) para alındığını açıklamıştır. Davacı yüklenicinin hakettiği imalat bedelinin belirlenmesi sırasında dairelerin satışından elde ettiği bildirilen 82.000.000.000 TL. (82.000,00 YTL)'nin düşülmesi ve bu şekilde sonuca varılması gerekirken, yüklenici tarafından daire satışlarından elde edilen bedelin düşülmemesi de yanlış olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; yüklenici tarafından her 3 blokta yapılan imalatın imar durumuna ve projesine uygun hale getirilmesinin mümkün olup olmadığının araştırılmasından, imara ve projesine uygun hale getirilmesi mümkün değilse, yüklenici tarafından yapılan inşaatın ekonomik değeri bulunmadığından yüklenicinin iş bedeli isteminin reddedilmesinden, bu mümkün ise yapılması gereken işlemlerin sorulmasından, imalatların yasal hale getirilmesi için dava tarihi itibariyle gerekli giderler konusunda raporları karara dayanak alınan bilirkişilerden ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli ek rapor alınarak, bu şekilde belirlenecek giderme bedelinin ve dairelerin satışından elde edilen 82.000.000.000 TL. (82.000,00 YTL) satış bedelinin davacı yüklenicinin hakettiği imalat bedelinden düşülmesinden, yüklenicinin istemekte haklı olduğu imalat bedeli belirlendikten sonra asıl ve birleşen davadaki imalat bedeli istekleri de dikkate alınarak, her iki dava yönünden ayrı ayrı karar oluşturulmasından ibarettir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, kararın (3.) bent uyarınca davacı yüklenici, (2.) ve (4.) bentler uyarınca davalı arsa sahipleri yararına BOZULMASINA, 550,00 YTL duruşma vekalet ücretinin taraflardan karşılıklı olarak alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan diğer tarafa verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 04.02.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy