(818 S. K. m. 355)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı-k.davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde taraf vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacılara ait 390 ada 39 parsel nolu arsa üzerine kat karşılığı inşaat yapımı hususunda düzenlenen 11.06.1991 tarihli sözleşmeden kaynaklanmıştır.
Arsa sahipleri asıl davalarında Mart 1997 ile Haziran 1999 tarihleri arasında oluşan gecikme tazminatı olan 8.260,00 YTL. nin tahsilini, davalı kooperatif ise birleşen davasında E Blokta fazladan yapılan 5 nci kat dairenin tapusunun iptali ile kooperatif adına tapuya tescilini talep ve dava etmişler, mahkemece verilen ilk kararın Dairemizce bozulmasından sonra bozmaya uyan mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davada ise E Bloktaki 5. kat dairenin tapusunun iptali ile 1/2'şer oranda taraflar adına tapuya tesciline karar verilmiş, karar davacı arsa sahiplerince temyiz edilmiştir.
Yanlar arasında imzalanan sözleşmede 4 daireden oluşacak E Blokun davacı arsa sahiplerine verileceği, C ve D blokların ise kooperatife ait olacağı, C ve D bloklarda fazla daire yapım imkanı ortaya çıktığı takdirde arsa sahiplerinin hiçbir hak talep etmeyecekleri kabul edilmiştir. Tescili istenen dairenin davacı arsa sahiplerine ait E bloka yapıldığı ve bu nedenle kooperatifin bu bloktan bir hak talep edemeyeceği sözleşme gereğidir. Esasen söz konusu dairenin ruhsat ve imara aykırı şekilde kaçak yapılması nedeniyle belediyece tutanak düzenlendiği de anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı kooperatifin söz konusu daire ile ilgili tescil isteminin tamamen reddine karar verilmesi gerekir. Öte yandan, yapılan imalat kaçak olup kaçak yapımın kooperatifin kusurundan kaynaklanması ve ekonomik değerinden söz edilemeyeceğinden inşaat süresine etkisi de düşünülemez. Bu nedenlerle arsa sahiplerince açılan gecikme tazminatı ile ilgili talep mahkemece değerlendirilip hüküm altına alınmalıdır. Belirtilen hususlar üzerinde durulmadan delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davacı ve karşı davalı arsa sahipleri İsmail ve arkadaşları yararına BOZULMASINA, duruşmaya gelen olmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacı-k.davalılara geri verilmesine, 12.12.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy