(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 355, 365)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ise de miktar itibariyle duruşma isteğinin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, icra takibine borçlu davalının vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.
Şişli 6. İcra Müdürlüğü'nün 2004/19382 takip sayılı dosyası kapsamından; takip alacaklısı davacının, takip borçlusu davalı hakkında 5.600,00 YTL asıl alacak, 1.440,00 YTL KDV ve 520,70 YTL işlemiş temerrüt faizi alacaklarının tahsili istemiyle adi takip yoluyla icra takibinde bulunduğu ve davalının süresindeki itirazı sonucu takibin durduğu anlaşıldığı gibi, KDV dahil 7.040,00 YTL asıl alacak üzerinden davalının vaki itirazının iptali için bir yıllık süresi içinde davanın açıldığı saptanmış bulunmaktadır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne 3.957,52 YTL üzerinden takibin iptaline ve davacı yararına %40 icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmiş ve verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yanlar arasında 02.08.2004 tarihli ve Anlaşma başlıklı olarak yapılan sözleşmenin kapsamının doğruluğu taraflarca kabul edilmektedir. Borçlar Kanunu'nun 355. maddesi hükmü gereğince, niteliğinde bir eser sözleşmesi olan 02.08.2004 tarihli sözleşmeyi, davacı yüklenici; davalı şirket ise iş sahibi sıfatlarıyla imzalamışlardır. Sözleşmede iş bedeli (8.000,00 YTL + KDV) olarak kararlaştırılmıştır. Sözleşme, 20.08.2004 tarihinde davalı tarafından fesih olunmuştur. Takip ve davada ise, davacı yüklenici tarafından yapılan iş bedeli istenmektedir.
İş bedeli, yukarıda açıklandığı üzere yanlarca götürü olarak kararlaştırılmıştır. Borçlar Kanunu'nun 365. maddesi hükmü gereğince, eser-iş bedeli taraflarca götürü olarak kararlaştırılmış ise, yüklenici iş-eseri kararlaştırılan bedelle yapmak zorundadır; eser-iş önceden tahmin edilenden daha çok çalışmayı ve masrafı gerektirmiş olsa bile, yüklenici bedelin artırılmasını isteyemez. O halde, mahkemece uzman bilirkişi aracılığıyla yerinde keşif ve inceleme yaptırmak suretiyle yüklenicinin işten el çektiği tarihteki yapılan işin varsa nefaset farkları da düşülerek tüm işe oranının saptanması, bu oranın götürü bedele uygulanması, çıkan bu miktardan iş sahibinin ödediği miktar düşülerek davacının hakettiği ve istenebilir alacak tutarının saptanması gerekirken; açıklanan bu yasal yönteme uygun olmayan şekilde bilirkişi kurulunca yapılan inceleme sonucu saptanan alacağın mahkemece kabulü doğru olmamıştır.
Diğer yandan, davası kabul edilen takip konusu alacak tutarı, bilirkişi incelemesi sonucu saptanmış olduğu ve likid olmadığı ve dolayısıyla İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesi hükmünde öngörülen yasal koşullar gerçekleşmediği halde, davacı yararına icra-inkar tazminatına hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş; yukarıda açıklanan yazılı yöntemle davacı yüklenicinin hakettiği istenebilir alacağının mahkemece belirlenmesi ve iş sahibi davalı tarafından yapılan ödemelerin mahsubunun yapılmasıyla varsa davacının asıl alacağı tutarı ile borçlu temerrüdü gerçekleşmiş ise işlemiş temerrüd faizi tutarı üzerinden, istekle bağlı kalınarak ve asıl alacağa değişen oranlar da gözetilerek %45 oranını aşmamak üzere yasal faiz uygulanarak bir karar vermekten ibaret olmalıdır.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; 2. bentte açıklanan sebeplerle diğer temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 22.04.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy