(4686 S. K. m. 3, 15)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Tarık Mutluoğlu ve Nihan Tekin ile davalılar vekili avukat Sadi Bülbül geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu uyarınca verilen hakem kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 15. maddesinde iptal davasının yetkili Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılacağı belirtilmiştir. Aynı Yasanın 3. maddesine göre de bu kanunda mahkeme tarafından yapılacağı belirtilen işlerde, davalının yerleşim yeri veya olağan oturma yeri ya da işyerinin bulunduğu yer Asliye hukuk Mahkemesi; davalının Türkiye'de yerleşim yeri, olağan oturma yeri veya işyeri yoksa İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli ve yetkili olduğu belirtilmiştir. Asıl ve birleşen iptal davaları Ankara Asliye 24. Hukuk Mahkemesi'nde açılmıştır. 4686 sayılı yasada iptal davalarına o yerdeki kıdemli hukuk hakiminin bakacağına dair hüküm yoktur. 24. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin faaliyetleri durdurulmadığı gibi davaya bakan hakimin emekli olmasından sonra müstemir yetki verilen hakimin davaya bakmakta hukuki veya fiili engelinin olduğu da ileri sürülmemiş ve bu yoldaki prosedür işletilmemiştir. Olayda 3533 sayılı Mecburi Tahkim Kanunu hükümlerinin uygulama yeri yoktur. Bir yerdeki birden fazla Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisidir. Taraflar bu iş bölümüne itiraz edemeyecekleri gibi, davanın tevzi edildiği Asliye Hukuk Mahkemesi de davayı o yerdeki başka bir mahkemeye gönderemez, tabii hakim ilkesi gereği davaya bakmak zorundadır.
Bu durumda davanın açıldığı Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde yürütülüp sonuçlandırılması gerekirken, davaya 3533 sayılı Mecburi Tahkim Kanunu hükümleri doğrultusunda bakılacağı düşüncesiyle dosyanın açıldığı mahkemenin tabii hakiminden alınarak kıdemli Asliye Hukuk Hakimi'nin görev yaptığı 17. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne devri ve o mahkemede sonuçlandırılması kamu düzenine aykırı olduğu ve bu husus görevi gereği resen gözönünde tutulacağından diğer temyiz itirazları incelenmeksizin kararın bu yönden bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 550,00 YTL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 28.01.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy