(818 S. K. m. 41, 49) (1086 S. K. m. 83)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının uyguladığı hatalı diş tedavisi sonucu maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek asıl davada fazlaya dair haklarını saklı tutmak suretiyle 300,00 YTL maddi, 10.000,00 YTL manevi tazminat talep etmiş, birleşen davada ise Adli Tıp raporuna göre üç ay iş ve gücünden kalması sonucu iş görmezlik sebebiyle şimdilik 100,00 YTL'nin ödetilmesini istemiş, 28.06.2007 tarihli ıslah dilekçesi ile de her iki dava nedeniyle talep miktarını 6.210,17 YTL'ye artırmıştır.
Mahkemece maddi tazminat yönünden davanın aynen kabulüne, davacının manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Davacı asıl davada maddi tazminat talebinin yanı sıra davalının hatalı tedavisi sonucu yıllarca diş ve çene ağrısı çekmesi nedeniyle 10.000,00 YTL manevi tazminat talep etmiş, mahkemece diş tedavisi süreci nazara alındığında manevi tazminatın koşullan oluşmadığı gerekçesi ile manevi tazminat talebi reddedilmiştir. Dosya içerisinde bulunan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının 25.09.2006 tarihli raporuna göre davalının sağ üst çene arka bölgede yaptığı implantın sinüs içinde penetre olması ve implantın çevresinde de kemik erimesi meydana gelmesi nedeniyle davacının üç ay süre ile iş gücü kaybına uğradığı, vücut genel çalışma düzeninden %32 oranında kaybettiği belirlendiğinden uzun süren tedavi sonucu bedensel ve ruhsal açıdan zarara duçar olan davacı yararına tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken koşulları oluşmadığından bahisle davacının manevi tazminat talebinin reddi doğru olmamış, karar bu yönden bozmayı gerektirmiştir.
3- Davacı asıl davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 300,00 YTL maddi 10.000,00 YTL manevi tazminat talep etmiş, birleşen davasında talep ettiği 200,00 YTL maddi tazminatı ise her iki dava yönünden 28.06.2007 tarihinde ıslah talebinde bulunarak artırmıştır. Davalar birleştirilmiş olsa bile bağımsız niteliklerini koruyacağından birleştirilen davalar yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması ve talep edilen miktarlara açılan davalar ile temerrüdün oluştuğu gözetilerek dava tarihinden itibaren, ıslahla arttırılan miktara ise ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken hüküm altına alınan miktarın tamamı için davanın açıldığı tarih de gösterilmeksizin dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru olmamış, karar bu yönden de bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan sebeplerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte belirtilen nedenlerle hükmün davacı yararına, 3. bent yönünden ise davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 24.12.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy