(2004 S. K. m. 277, 278, 280)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Taner Uzun geldi. Davalılar Halil İbrahim Kurt ve Adnan Hökeoğlu vekili ile davalılar Özden Özbir ve Faik Kurt gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, İİK. nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Kozan İcra Müdürlüğü'nün 2005/12 sayılı icra dosyası ile 06.01.2005 tarihinde davacı alacaklı tarafından borçlu H.İbrahim Kurt aleyhine, 06.09.2003 tanzim ve 06.12.2004 vade tarihli bonoya dayanılarak icra takibi yapılmış, takibin kesinleşmesi üzerine icra takip dosyasından 03.10.2005 tarihinde borç ödemeden aciz belgesi alınmıştır.
Dava konusu 1755 parsel sayılı taşınmaz tapuda borçlu H.İbrahim adına kayıtlı iken borçlu tarafından 23.08.2004 tarihinde davalı Adnan Hökeoğlu'na satılmış, davalı Adnan 10.02.2005 tarihinde taşınmazı davalı Faik Kurt'a devretmiş ve davalı Faik tarafından da 29.03.2005 tarihinde taşınmaz davalı Özden Özbir'e devredilmiştir. Taşınmazın ilk devrinin yapıldığı davalı Adnan Hökeoğlu taşınmazı 500.000.000 lira bedelle satın almıştır. Yargılama sırasında yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda taşınmazın değerinin 70.893,00 YTL olduğu saptanmıştır. Bu durumda, dava konusu taşınmazın tapuda gösterilen satış bedeli ile keşfen saptanan gerçek bedeli arasında fahiş fark olup bu husus İİK. nun 278/II. maddesi gereğince iptal nedenidir.
Öte yandan, dosya kapsamından davalılardan Faik Kurt'un borçlu H.İbrahim'in abisi olduğu, diğer davalı Özden Özbir'in ise H.İbrahim'in eski eşi olduğu anlaşılmaktadır. İİK. nun değişik 280. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, mal varlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edilebilir. Davalı Özden Özbir'in borçlu H.İbrahim ile evli iken borçlu aleyhindeki icra takibinin devam ettiği sırada davalı borçludan anlaşmalı olarak boşandığı dosyaya ibraz edilen Kozan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/15 E.-2005/82 K. sayılı ilamından anlaşılmaktadır. Bu durumda borçlunun abisi olan davalı Faik ile eski eşi olan davalı Özden'in İİK. nun 280. maddesinin 2. fıkrasındaki aksi kanıtlanamayan alacaklı lehine karineye göre, borçlunun mali durumunu ve mal kaçırma kastıyla hareket ettiğini bildikleri kabul edilmelidir.
O halde, somut olayda dava ön şartlarının gerçekleştiği, İİK. nun 278/II ve 280/I. maddelerindeki iptal koşullarının oluştuğu göz önüne alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ve yasaya uygun düşmeyen bazı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 500,00 YTL vekalet ücretinin davalılardan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 17.01.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy