(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 388, 389)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, İİK. nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, icra takibine borçlu davalının vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.
Kartal 5. İcra Müdürlüğü'nün 2005/1851 takip sayılı dosyası kapsamından, davacının davalılar hakkında adi takip yoluyla icra takibinde bulunduğu ve 4.001,97 YTL asıl alacak ve 1.322,03 YTL işlemiş temerrüt faizinin tahsilini istediği ve takip borçlularının süresindeki borca ve icra müdürlüğünün yetkisine itirazda bulunması sonucu takibin durduğu anlaşıldığı gibi; itirazın iptali davasının da, bir yıllık hak düşürücü niteliğindeki süresi içinde açılmış olduğu saptanmış bulunmaktadır. Mahkemece takip borçlusu davalıların Kartal 5. İcra Müdürlüğü'nün yetkisine ilişkin itirazlarının kabulüne ve karar kesinleştiğinde icra dosyasının yetkili Suşehri İcra Müdürlüğü'ne gönderilmesine karar verilmiş, verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
İcra takip borçlusu davalılar, takip konusu borcun esası ile birlikte takibin başlatıldığı Kartal 5. İcra Müdürlüğü'nün yetkisine de süresinde itiraz etmişlerdir. İİK. nun 67. maddesi hükmü gereğince, takip alacaklısı itirazın iptali davasını mahkemede açmışsa, mahkemece öncelikle icra dairesinin yetkisinin araştırılması ve şayet buna ilişkin itiraz yerinde değilse borcun esasına karşı itirazın incelenmesine geçilerek hüküm kurulmalıdır. Takibin başlatıldığı icra dairesinin yetkisiz olduğu sonucuna varılıyor ise; o zaman, mahkemece borcun esasına yönelik itirazın incelenmesine geçilmeksizin takibin yetkili icra dairesinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın bu yönden reddine karar verilmelidir. Bu durumda, alacaklı taraf icra takip dosyasının yetkili icra dairesine intikalini sağlayıp, borçluya yeni bir ödeme emri tebliğ ettirmeden ortada mevcut ve geçerli bir icra takibi olmaması sebebiyle itirazın iptali davası koşulları oluşmadığından davanın dinlenmesi mümkün değildir. Somut olayda da, davalılarca yasal süresi içerisinde icra takibine karşı yetki itirazında bulunulduğu ve mahkemece icra takibinin yetkisiz icra müdürlüğünde yapıldığı kabul edilmiş olduğu halde, takip başlatılan icra müdürlüğünün yetkisizliği sebebiyle geçerli bir icra takibi bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken; HUMK. nun 388 ve 389. maddelerine aykırı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan sebeple diğer temyiz itirazının kabulüne ve kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 16.01.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy