(818 S. K. m. 355) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Sinan Adnan Akgöl ile davalı vekili avukat İlhan Gürel geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı imalat bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemenin davanın kısmen kabulüne dair verdiği karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan Dairemiz bozma ilamında, yapılan imalat ve sarf edilen masrafların, düzenlenen projelerin arsa sahiplerinin işine yarayıp yaramayacağı ve ekonomik değerleri araştırılıp, dava tarihi itibariyle değerlendirilerek hüküm altına alınması gereğine değinilmiştir. Yaptırılan bilirkişi incelemesinde altyapı ve yolların arsa sahiplerinin işine yarayacağı belirtildiği halde aradan geçen zaman süresinde proje maliyetlerinin daha fazla artacağından bahisle harçları yenilenmek suretiyle işlerine yarayabileceği görüşüne yer verilmiştir. Oysa sözleşmeye konu arsaların imar uygulaması sonucu oluşturulan tapu kayıtlarında, davalı dışında paydaşların katıldığı gözetildiğinde taraflar arasındaki sözleşme koşullarında inşaatın yapılması olanağı araştırılarak projelerin bu nedenle uygulamasının, dolayısıyla davalının ve dava dışı sözleşmenin diğer taraflarının işine yarayıp yaramayacağı incelenmiş değildir. Kuşkusuz inşaat alanına yapılan yollar ile su kuyusu ve kanalizasyon şebekesi arsa sahipleri yararınadır. Bunların bilirkişilerce saptanan bedelinin davadaki talep ve davalı payı gözetilerek alınmasına dair mahkeme kararı yerinde ise de davadaki talep toplam 170.788.410.000 TL. olduğu halde bilirkişilerce hesaplanan 199.665.682.000 TL. esas alınarak davalı hissesinin hüküm altına alınması ve davada TUS bedeline dair bir istem bulunmadığı halde bunun da kabulü yönünde hüküm kurulması HUMK. nun 74. maddesine aykırı olmuştur. O halde mahkemece yapılması gereken iş konunun uzmanı mimar bilirkişilerden oluşturulacak kuruldan yeniden rapor alınarak projelerin tapu kayıtları ve hisse durumları da gözetilmek, sözleşme koşullarında davalının işine yarayıp yaramayacağı denetime elverişli biçimde yeniden incelettirilerek değerlendirilmek suretiyle işe yarayabileceği sonucuna varılırsa davalının hissesine isabet eden tutar belirlenerek hüküm altına alınmasından ibarettir.
Karar açıklanan bu nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 550,00 YTL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 04.04.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy