(818 S. K. m. 73, 355) (1086 S. K. m. 10) (2004 S. K. m. 50, 67)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, İİK. nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, icra takibine borçlu davalının vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy 2. İcra Müdürlüğü'nün 2006/2221 takip sayılı dosyası kapsamından; davacı şirketin, adi takip yolu ile davalı ve takip borçlusu şirket hakkında başlatmış olduğu icra takibinde 1.143,51 YTL bakiye iş bedelinin tahsilini istediği anlaşıldığı gibi; itirazın iptali davasının da bir yıllık süresi içinde açıldığı saptanmış bulunmaktadır.
Mahkemece, yetkisiz icra dairesinde icra takibine girişildiği gerekçesiyle dava reddedilmiş ve verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraf vekillerinin yazılı açıklamaları değerlendirildiğinde; yanlar arasında davalının tekstil ürünlerinin boyama, ram sonfor silikon enzim ve yıkama işlerinin davacı yüklenici tarafından yapılmasına yönelik olarak sözlü sözleşme yapıldığı açıklıkla anlaşıldığı gibi; kurulan bu akdi ilişkinin, niteliğince Borçlar Kanunu'nun 355. maddesinde tanımlandığı üzere bir eser sözleşmesi olduğu sonucuna varılmaktadır. Uyuşmazlık, davalı tarafından inkar edilmeyen eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, ödenmediği ileri sürülen bakiye iş bedeli olan para alacağı davalıdan istenmektedir.
İcra takip alacaklısı davacının, takip tarihi itibariyle yasal ikametgahının Bakırköy İcra Dairesinin yetkili olduğu idari sınırlar içerisinde kaldığı çekişmesizdir. Eser sözleşmesi gereği yapılan işin bedelinin tahsili istemiyle adi takip yolu ile icra takibi başlatmış olduğuna göre, Borçlar Kanunu'nun 73/1 ve HUMK. nun 10. maddeleri hükümleri gereğince alacaklının yerleşim yeri icra müdürlüğü yetkilidir (İİK. m.50). Bu yasal nedenle icra takibi başlatılan Bakırköy 2. İcra Müdürlüğü'nün yetkili olduğunun kabulü ile yetki itirazının reddi yerine; mahkemece, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 23.01.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy