(818 S. K. m. 126, 355, 359, 360, 362, 386)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı ile davalı Su Yapı A.Ş. vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davacı ile davalılardan Su Yapı Mühendislik ve Müşavirlik A.Ş. arasındaki akdi ilişkinin, Borçlar Kanunu'nun 386. maddesi hükmünde tanımlandığı üzere; vekillik sözleşmesi niteliğinde olmasına ve vekillik sözleşmesinden kaynaklanan davalar için Borçlar Kanunu'nun 126/4. maddesi gereğince beş yıllık zamanaşımının uygulanması gerektiğine ve anılan davalı şirketin açık ayıplar yönünden eserin teslim tarihine göre zamanaşımı süresinin geçmiş bulunmasına ve ayrıca gizli ayıplar sebebiyle sorumlu tutulmasını gerektirir hukuksal sebeplerin bulunmamasına; imalâttaki açık ayıplar yönünden yine eserin 20.12.1996 olan teslim tarihine göre az yukarıda belirtilen Yasa hükmünde öngörülen beş yıllık zamanaşımı süresinin de geçmiş bulunmasına göre davalı Su Yapı Mühendislik ve Müşavirlik A.Ş'nin tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece rücu davasına esas alınan Ankara Asliye 24. Hukuk Mahkemesinin 2000/508 esas sayısına kayıtlı davanın açıldığı tarih olan 14.08.2000 tarihinde davacının yüklenici şirketle yapmış olduğu eser sözleşmesinin konusu olan inşaattaki eksik ve kusurlu işleri öğrenmiş olduğu; buna karşın davalı tarafa ayıp ihbarında bulunulmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Davacı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile davalılardan Eston Eskişehir Beton Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasında yapılan sözleşme dosya kapsamına sunulmamış ise de; tarafların açıklamaları ile dosyadaki diğer bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde davalı yüklenici şirket ile davacı arasındaki akdi ilişkinin Borçlar Kanunu'nun 355. maddesi hükmünde tanımlandığı üzere bir eser sözleşmesi olduğu sonucuna varılmaktadır.
Eserin tesliminden sonra iş sahibi, işlerin olağan gidişine göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve bozukluğu varsa derhal yükleniciye bildirmek zorundadır. Tersi durumda yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulmuş olur. Ancak kasten sakladığı bozukluklarla usulüne uygun yapılan gözden geçirmede fark edilmeyecek ayıplar için yüklenicinin sorumluluğu devam eder. Eğer, meydana getirilen eserin teslim alındığı sırada usulüne uygun yapılan gözden geçirme ile var olan bozukluğu görülmemişse ortada gizli bir ayıbın olduğu kabul edilir. Ayıp sonradan ortaya çıkarsa iş sahibi öğrenir öğrenmez yükleniciye derhal bildirmek zorundadır. Yüklenicinin imalini yüklendiği eserin ayıplı olması durumunda; açık ayıplarda Borçlar Kanunu'nun 359., gizli ayıplarda ise 362. maddeleri hükümlerine uygun olarak ihbarda bulunduğu takdirde Borçlar Kanunu'nun 360. maddesinde tanınan hakları iş sahibi kullanabilir. Somut olayda 30.12.1996 tarihli kesin kabul tutanağında kesin kabul tarihinden itibaren 12 aylık süre teminat müddeti olarak kabul edilmiştir. Dosya kapsamındaki Eston İnşaat A.Ş. proje müdürü tarafından davacı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'na yazılan yazıda III. Etap B2 ve B4 bölgeleri inşaatları ile ilgili davacının ihbarda bulunması sebebiyle inşaatlardaki aksaklıkların giderileceğinin bildirildiği ve bu yazının 22.12.1997 tarihinde davacıya intikal ettirildiği ve dolayısıyla ayıp ihbarının yüklenici şirkete Borçlar Kanunu'nun 362.maddesi hükmüne uygun şekilde ve zamanında yapılmış olduğu anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu'nun 126/IV. maddesi gereğince yüklenicinin bile bile ve ağır kusuru ile sözleşmeyi hiç veya gereği gibi yerine getirmemesi, özellikle ayıplı malzeme kullanmış veya ayıplı bir iş meydan getirmiş olması sebebiyle oluşan zararlardan ötürü açılan dava 10 yıllık zamanaşımı süresine tâbi bulunmaktadır. Somut olayda da süresi içinde davacı tarafından gizli ayıpların giderilmesi istemiyle yüklenici davalı Eston A.Ş'ye ihbarda bulunulmuş olmasına ve işin teslim tarihi itibariyle on yıllık zamanaşımı süresi dolmadan davanın açılmış bulunmasına göre gizli ayıplı imalâtlarla ilgili talep yönünden işin esasının incelenip davanın sonuçlandırılması gerekirken mahkemece ayıp ihbarında bulunulmadığı gerekçesiyle yüklenici davalı hakkındaki davanın tümden reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle davalı Su Yapı şirketi vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; 2. bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Su Yapı A.Ş'den alınmasına, 13.05.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy