(2004 S. K. m. 105, 277) (7201 S. K. m. m. 21) (Tebligat Tüzüğü m. 28)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı Hatice Terzi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, İİK.nun 277 vd. maddeleri uyarınca tasarrufun iptali istemine ilişkin olup, davanın kabulüne dair verilen karar davalı Hatice Terzi vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı Hatice Terzi'ye 03.12.2002 tarihinde yapılan karar tebliği muhatabın adreste bulunmama nedeninin belirtilmemesi ve haber bırakılan komşunun imzasının alınmaması sebebiyle Tebligat Yasası'nın 21 ve Tüzüğün 28. maddeleri gereğince geçersiz olduğundan iade-i muhakeme dosyasında yapılan geri çevirme üzerine yeniden yapılan 21.11.2007 karar tebliğ tarihine göre 03.12.2007 günü yapılan temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek işin esası incelenmiştir.
İİK.nun 277/I. maddesi uyarınca iptal davasının koşullarından birisi de borçlunun aciz halinde bulunması olup elinde kesin (madde 143) ya da geçici (madde 105) aciz vesikası bulunan alacaklı tarafından açılır. Somut olayda düzenlenen haciz tutanağında borçlunun başkaca haczi kabil malı bulunmadığının belirtilmiş olması nedeniyle İİK. 105. madde hükmünce geçici aciz vesikası niteliğinde ise de, dosya kapsamından takibin devamı sırasında ve eldeki dava açıldıktan sonra davalı borçlu Ufuk Döner'in 14.05.2002 tarihinde İzmir, Konak Üçkuyular, 2897 ada, 110 parsel, C Blok zemin kat 11 nolu dükkanı edindiği bu durumun davacı alacaklı vekili tarafından bilinip aynı yerin 16.07.2002 tarihinde alacaklı vekilince satın alındığı anlaşılmaktadır. Bu durumda borçlunun daha sonra haczi kabil mal edinmiş olması nedeniyle geçici aciz vesikasının hükmünü yitirdiği, bu suretle aciz halinde bulunma koşulu ortadan kalktığı ve aciz belgesinin varlığı ile özellikle haciz tutanağının geçici aciz belgesi niteliğinde olup olmadığı mahkemeler ve Yargıtay'ca resen dikkate alınması gerektiğinden koşulları oluşmayan iptal davasının reddine karar verilmesi yerine kabulü doğru olmamıştır.
Öte yandan, haciz tutanağının geçici aciz belgesi olarak geçerliliğini koruduğu kabul edilse dahi 1821 parsel sayılı taşınmaz Hüseyin Döner'den davalı Hatice'ye intikal ettiği, 132 ve 938 parsel sayılı taşınmazlar tapuda verasette iştirak halinde kayıtlı olup, Hüseyin Döner'in de hissesinin bulunduğu ve Hüseyin Döner borçlu olmadığından 132 ve 938 parsellerdeki tasarrufun borçlu Ufuk'un veraset ilamındaki hissesi oranında iptali, 1821 parsel hakkındaki istemin reddine karar verilmesi gerekirken tüm taşınmazlar ve tamamı üzerinden iptal kararı verilmesi de kabul şekli itibariyle usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Belirtilen sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı Hatice Terzi yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı Hatice Terzi'ye geri verilmesine, 13.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy