(2004 S. K. m. 50, 67)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, borçlu davalının icra takibine vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, Bursa 10. İcra Müdürlüğü'nün 2006/8327 takip sayılı dosyası üzerinden hakkında başlatılan icra takibine takip borçlusu davalının vaki itirazının kabulüne karar verilmiş ve verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Bursa 10. İcra Müdürlüğü'nün 2006/8327 takip sayılı dosyası kapsamından; altı adet fatura dayanak alınarak adi takip yoluyla davacı tarafından 5.246,98 YTL asıl alacak ve 3.724,47 YTL işlemiş temerrüd faizinin tahsili istemiyle davalı hakkında başlatılan icra takibine, süresinde takip borçlusu davalının itirazda bulunduğu anlaşıldığı gibi, takip konusu asıl alacak üzerinden itirazın iptali istemiyle açılan davanın da 1 yıllık süresi içinde açıldığı saptanmış bulunmaktadır.
Takip borçlusu davalı, süresindeki itirazında takibin başlatıldığı Bursa 10. İcra Müdürlüğü'nün yetkisine itirazda bulunarak
Susurluk İcra Müdürlüğü'nün yetkili olduğunu bildirdiği gibi, borca da itirazda bulunmuştur. Ancak, itirazın iptali davası, Susurluk İcra Müdürlüğü'nde yeniden takip başlatılmadan Susurluk Sulh Hukuk Mahkemesi'nde açılmıştır. Bilindiği üzere, icra takibi sebebiyle gönderilen ödeme emrine karşı borçlu sadece yetki itirazında bulunmuş ise, bu itirazın kaldırılması yetkisi münhasıran icra mahkemesine ait olup, yine yetki itirazıyla birlikte borcun esasına itiraz edilmişse alacaklı gerek gördüğü takdirde bu itirazın kaldırılmasını yine icra mahkemesinden isteyebileceği İcra ve İflas Kanunu'nun 50/2. maddesi hükmü gereğidir. Yetki itirazıyla birlikte borcun esasına itiraz edildiği durumda ise; alacaklı, icra mahkemesine başvurmadan aynı Yasanın 67. maddesi hükmü gereğince itirazın iptali davasını mahkemede açmışsa, mahkemece öncelikle icra dairesinin yetkisi araştırılmalı ve şayet buna ilişkin itiraz yerinde değil ise, borcun esasına karşı itirazın incelenmesine geçilerek hüküm kurulmalıdır. İcra dairesinin yetkisiz olduğu sonucuna varılması durumunda ise, mahkemece borcun esasına yönelik itirazın incelenmesine geçilmeksizin takibin yetkili icra dairesinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın bu yönden reddine karar verilmelidir.
Somut olayda ise, icra takibinde Susurluk İcra Müdürlüğü'nün yetkili olduğunu kabul ettiği halde yetkili icra müdürlüğünde icra takibi başlatmadan itirazın iptali davası açılmıştır. Ortada geçerli bir icra takibi bulunmadığına göre, davanın reddi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 10.06.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy