(818 S. K. m. 213) (1512 S. K. m. 60) (4721 S. K. m. 706) (2644 S. K. m. 26) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca davacının kooperatif üyeliğinin tesciline, çekilen kurada üye olarak isabet eden dairenin aidiyetinin tespitine ilişkin olup 27.02.2006 tarihli ıslah dilekçesi ile netice-i talep hisse karşılığı yapılan mukaveledeki dairenin teslimi veya mukaveleyle devredilen arsa payının teslimi talep edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmelerinde arsa sahibi taşınmazdaki bir bölüm mülkiyeti yükleniciye geçirmek vaadinde bulunduğundan sözleşmenin resmi şekilde yapılması BK.nun 213, TMK.nun 706, Noterlik Kanunu'nun 60 ve Tapu Kanunu'nun 26. maddesi gereğince geçerlilik koşuludur. Ancak sözleşme adi yazılı şekilde yapılmış olsa bile yüklenici edimini tamamen veya red olunamayacak oranda yerine getirmişse sözleşmenin geçersizliğinin ileri sürülmesi TMK.nun 2. maddesinde ifadesini bulan Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz kuralına aykırı düşer.
Bu halde mahkemece dava konusu taşınmazda yapılan imalat ile ilgili belediye işlem dosyası ile inşaat ruhsatı ve projeler celp edilerek uzman bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde yapılacak keşifle davacının paydaş olduğu taşınmazda inşaat yapılıp yapılmadığının, davalı kooperatifin adi yazılı olarak düzenlenmiş olması sebebiyle geçersiz dahi olsa davacı ile imzaladığı sözleşmede yükümlendiği edimini tamamen veya red olunamayacak derecede yerine getirip getirmediği saptanıp, bunun sonucu olarak sözleşmenin geçerli hale gelip gelmediği, sözleşme geçerli hale gelmiş ise sözleşme uyarınca davacıya verilmesi gereken bağımsız bölüm ve arsa payı konusunda bilirkişi kurulundan rapor alınarak davacının ıslah ile değiştirdiği talebi de göz önünde tutulmak, davacı konusunun nispi harca tabi olması nedeniyle davacıya dava değeri açıklattırılıp noksan harç da tamamlattırılmak suretiyle davanın sonuçlandırılması gerekirken eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 01.07.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy