(818 S. K. m. 355)
Dava: Davacı Sadettin Günsoy ile davalı A. Cevdet Güzelbey arasındaki davadan dolayı Gaziantep 2. Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 09.03.2006 gün ve 2005/328-2006/92 sayılı hükmü onayan Dairemizin 03.12.2007 gün ve 2007/6069-7703 sayılı ilamı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yapılan binanın onaylı projesine uygun hale getirilmesi, aykırı kısımların yıkılması istemiyle açılmıştır.
Davalı, edimini yerine getirdiğini, binayı tamamlayarak arsa sahiplerine teslim ettiğini savunmuş, davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin, imara aykırı fazlalığın yıkılmasının binanın statiğine zarar vereceği anlaşıldığından bahisle davanın reddine dair kararı davacının temyizi üzerine Dairemizce onanmış, bu defa davacının karar düzeltme talebiyle dosya yeniden incelenmiştir.
Taraflar arasında imzalanan düzenleme şeklinde 18.03.1996 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre davalının yapımını yükümlendiği binada projeye aykırı imalatların yıkılarak uygun hale getirilmesinin binanın statiğine ve betonarme güvenliğine zarar vereceği bilirkişi ek raporuyla saptanmış ise de, 07.06.2004 tarihli asıl raporda, dava konusu (2) nolu parselin doğu sınırında kullanılmayan, atıl bir alan bulunduğu, ilgili belediyeden bu atıl alanın tamamı veya bir kısmının ücreti mukabilinde satın alınıp dava konusu parsel ile tevhid edildiğinde mevcut binanın tamamının imar mevzuatı gereğince ilan edilen KAKS'a uygun hale geleceği ve böylece imara aykırılığın kendiliğinden ortadan kalkacağı görüşüne yer verilmiştir. Nitekim bu hususta belediyeden alınan cevabi yazılarda, belediye meclisinde görüşmelerin devam ettiği bildirilmiştir. O halde mahkemece yapılması gereken iş, imara aykırılığın giderilmesi ve binanın ruhsatının alınması konusunda belediyede işlem yapmak üzere davalıya yetki ve mehil verilmesinden, yasal hale getirilemediğinde davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden davacı masrafla sorumlu tutulmadan davanın reddine, yasal hale getirilebilecek ise bunun için gereken işlemler bilirkişiye yaptırılarak infazı kabil olacak biçimde hüküm altına alınmasından ibarettir. Mahkeme kararının açıklanan bu nedenlerle bozulması gerektiğinden yanlışlıkla onandığı anlaşılmakla davacının karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle Dairemizin 03.12.2007 gün ve 2007/6069 Esas 2007/7703 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına ve mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde davacıya geri verilmesine, 03.04.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy