(3194 S. K. m. 21)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalı Hasan Sezgin vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava tapu iptali tescil ve müdahalenin önlenmesi istemiyle açılmış, mahkemece davalı Hasan Sezgin yönünden müdahalenin önlenmesi isteminin kabulüne, tescil isteminin reddine, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiş, karar davalı Hasan Sezgin vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı Hasan Sezgin'in sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dairemizin 16.03.2005 günlü bozma ilamında, dava konusu parsel üzerindeki yapının kaçak olduğundan söz edilmiş, yasal hale getirilmemesi durumunda ancak yıkımının istenebileceği belirtilmiştir. Dosya içerisine getirtilen belediye işlem dosyası içindeki Zeytinburnu Belediye Başkanlığı'nın 06.05.1997 tarih ve 1996/1277-2 sayılı kararından binanın ruhsata bağlanabilecek nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda öncelikle davalı yüklenici Ali Bulut'a yapıyı yasal hale getirip ruhsata bağlatması için süre tanınması, yüklenicinin gereğini yapmaması durumunda ise davacı arsa sahiplerine aynı nitelikte süre verilmesi, bina yasal hale getirilip ruhsata bağlandığı takdirde, oluşan bağımsız bölümlerin arsa payları bilirkişilere hesaplattırılarak davacıların müdahalenin önlenmesi istemleri hakkında karar verilmesi gerekir.
3194 sayılı İmar Yasası uyarınca her türlü inşaat yapım işi yetkili mercilerin vereceği izin ile olanaklıdır. Ruhsatsız veya ruhsata aykırı bina veya bağımsız bölümler anılan yasa uyarınca yıktırılır. Yıkılacak yerlerle ilgili olarak da kazanılmış ekonomik değerlerden söz edilemez. Bu nedenle bina yasal hale getirilip ruhsata bağlanmadığı takdirde ekonomik değeri bulunmadığından ancak yıkımı istenebilir. Binanın ekonomik değeri olmadığı düşünüldüğünde de, dava konusu parselin arsa olarak değerlendirilmesi zorunludur. Arsa sahibi olan davacılar sözleşmenin feshini istemediklerine göre kendileri gibi arsa sahibi görünen davalı Hasan Sezgin'in taşınmaza müdahalesinin önlenmesini isteyemezler. Bu durumda ise müdahalenin önlenmesi davasının reddi gerekir.
Mahkemece açıklanan kurallara uygun şekilde araştırma yapılmadan, binanın yasal hale getirilip ruhsata bağlanması için gerekli süreler tanınmadan, davalı Hasan Sezgin'in arsa paydaşı olarak göründüğü ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin de feshedilmediği gözden kaçırılarak yazılı şekilde davalı Hasan Sezgin'in müdahalesinin önlenmesine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı Hasan Sezgin'in sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kararın davalı Hasan Sezgin yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı Hasan Sezgin'e geri verilmesine, 30.05.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy