(1086 S. K. m. 45, 237) (4721 S. K. m. 734)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, davacı ile davalılardan İsmail Bayarslan arasında yapılan ve Zeytinburnu 1. Noterliğince doğrudan düzenlenen 04.07.1997 tarih, 41547 yevmiye numaralı ve Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin feshine ve ayrıca 389 pafta 2615 ada, 3 parsel sayılı olarak davalılar adına tapuya tescilli taşınmazın tapu kaydının iptaliyle davacı adına tesciline karar verilmesi istemlerine ilişkindir.
Davalı İsmail özetle, yanlar arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesinin kapsamının doğru olduğunu; ancak, sözleşmeye uymayarak davacının sözleşme konusu taşınmaz payını Huriser İleri isimli kişiye devrettiğini ve dolayısıyla sözleşme ile ilgisinin kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı Muzaffer ise, davacının kendisine taşınmaz yada tapulu taşınmaz payı temliki yapmadığını; 1/2 payını Huriser İleri isimli kişiden ön alım hakkını kullanarak ve dava yoluyla edindiğini, davanın bu sebeple reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ve verilen karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalılardan İsmail Bayarslan arasında yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi zorunlu şekil koşuluna uygun olarak düzenlenen sözleşmeyi, davacı Abdullah Uysal, Zeytinburnu İlçesi, Telsiz Mahallesinde bulunan ve tapunun 389 pafta, 2615 ada ve (3) numaralı parsel sayısında kayıtlı taşınmazın müşterek mülkiyet şeklindeki 60/341 pay sahibi; davalı İsmail Bayarslan ise, yüklenici sıfatlarıyla imzalamışlardır. Davacı, payının 30/341 hissesini yüklenici davalıya temlik etmeyi yükümlenmiştir. Ancak, yanlarca yada mahkeme kararı ile İsmail Bayarslan ile yapılan Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi fesih olunmadığı halde; davacı aynı taşınmaz payı ile ilgili olarak dava dışı Huriser İleri ile 21.07.1997 tarih ve 45001 yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi başlıklı ve Zeytinburnu 1. Noterliğince doğrudan düzenlenen sözleşmeyi yapmıştır. Bu sözleşme gereğince, 60/341 oranındaki tüm payını 21.07.1997 tarihinde kayden dava dışı Huriser İleri adlı şahsa temlik etmiştir.
Zeytinburnu Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1997/1156 Esas ve 1999/54 Karar sayılı dosyası kapsamından; davalılar Muzaffer Telli ile İsmail Bayarslan'ın yukarıda belirtilen sözleşmelerin konusu olan taşınmazdaki payları sebebiyle yasal önalım haklarını kullanarak, Huriser İleri hakkında Abdullah Uysal tarafından kendine temlik olunan pay kaydının iptali ile adlarına tescili istemiyle açmış oldukları davanın mahkemece kabulüne ve (3) numaralı parseldeki 60/341 oranındaki Huriser payının iptali ile davacılar adına tapuya tesciline karar verildiği ve bu kararın Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 17.05.1999 tarih, 1999/4254 Esas ve 1999/4321 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği saptanmış bulunmaktadır.
Davada, dava dışı Huriser İleri'ye intikal ettirilen payın, gerçekte tapulu taşınmaz maldaki payın satışı olmayıp; arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yüklenilen karşı edimin ifası amacıyla akit tablosunda satış olarak gösterildiği, bu şekilde yapılan temlikin gerçekte satış olmadığı ve önalım hakkının da kullanılamayacağı ileri sürülmektedir. Az yukarıda açıklanan önalım davasında, Abdullah Uysal taraf olmadığından ve sadece kendisine dava ihbar edildiğinden Zeytinburnu Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1997/1156 Esas sayılı kesinleşen hükmü, HUMK. nun 237. maddesi hükmü gereğince, onun yönünden kesin hüküm veya kesin delil sayılamaz. Ne var ki, Huriser İleri'ye Abdullah Uysal tarafından yapılan temlikin aralarındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince bedel alınmadan karşı edimin ifası amacıyla yapılmış olduğunun kabulü halinde; Huriser İleri'ye karşı kendisine temlik olunan payın elden çıkarılmış olması sebebiyle davacının başvuru hakkının doğmuş olacağı kuşkusuzdur. Dolayısıyla, Abdullah Uysal tarafından açılan bu davanın reddi veya kabulü hallerinde dava dışı Huriser İleri'nin hukuku etkilenecektir. O halde, davacı Abdullah Uysal'ın dava dışı Huriser İleri hakkında aralarındaki sözleşmenin feshi ve dolayısıyla temlik olunan pay kaydının hukuksal sebepten yoksun kaldığı hususlarını ileri sürerek dava açması ve açılacak davanın bu davayla, HUMK. nun 45. maddesi gereğince birleştirilerek uyuşmazlıkların birlikte çözümlenmesi gerekmektedir. Buna göre, mahkemece yapılacak iş; Huriser İleri hakkında dava açabilmesi için davacı Abdullah Uysal'a uygun süre verilmesi ve verilen süresi içinde dava açması halinde davaların birleştirilmesi ve varılacak sonuca göre uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi, davanın açılmaması durumunda ise, şimdiki gibi davanın reddine karar vermekten ibaret olmalıdır.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacının temyiz itirazının kabulüne ve kararın davacı yararına BOZULMASINA, bozma sebeplerine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmediğine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 21.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy