(818 S. K. m. 34, 161, 355) (634 S. K. m. 35)
Dava: Yukarıda gün ve numarası yazılı hükmün temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dava dilekçesinde davacı olarak yar alan İlyas Sami Kosif'in karar başlığında yer almaması ve davacı Enver'in soyadı Delihasan olduğu durumda karar başlığında Pehlivan olarak gösterilmesi maddi hata niteliğinde olup HUMK. nun 459. maddesi gereğince mahkemece doğrudan düzeltilebileceğine göre bozma sebebi yapılmamıştır.
2- Dava, Kale Apartmanı (B) ve (C) Blok yöneticileri tarafından yüklenici olduğu bildirilen davalı hakkında açılmış olup; davalının binaların dış kaplamasında kullandığı malzemelerin eksikliğinden ve yapım hatasından kaynaklanan kaplama dökülmeleri nedeniyle oluşan zararın giderilebilmesi için 6.000,00 YTL maddi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davada, (B) ve (C) blok inşaatlarının davalı yüklenici tarafından yapılmış olduğu çekişmesiz ise de; yanlar arasında bu blokların yapımına ait sözleşme yapılıp yapılmadığı dosya kapsamından anlaşılamadığı gibi, mahkemece, bu yönde bir soruşturma yapılmamıştır. Borçlar Kanunu'nun 355. maddesi hükmünde tanımlandığı üzere; eser sözleşmesinin taraflarından birisi, iş-eser sahibi, diğeri ise yüklenicidir. Eser sözleşmesinin bir türü olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesininde taraflarından birisi yüklenici; diğeri ise arsa sahibidir. Arsa ya da iş sahibinin yükleniciyle arasındaki eser sözleşmesine dayalı olarak eksik ve ayıplı işlerin giderilmesi davasını açabileceği kuşkusuzdur. Arsa ya da iş sahibi belirtilen nedenle açılan davada aktif husumet ehliyetine sahip bulunmaktadır. Ayrıca, Borçlar Kanunu'nun 161 ve izleyen maddeleri hükümleri gereğince, yazılı olarak yapılan alacağın temliki sözleşmesine dayalı olarak da temyiz alacaklısı tarafından, yüklenici hakkında dava açılabilir.
634 s. Kat Mülkiyet Yasası'nın 35. maddesinde yöneticinin görevleri gösterilmiş ve bu maddenin (1.) fıkrasında kat malikleri kurulu kararının yerine getirilmesi yöneticinin görevleri arasında sayılmıştır. Ancak, apartman yöneticisi ya da yönetim kurulu 634 s. Kanunun tanıdığı yetkiler dahilinde dava açma hakkını kullanabilirler. Kat malikleri kurulu kararı ile yetki verilmiş ise, yönetici yalnızca 634 s. Kanun hükmünden kaynaklanan davaları açabilir. Yüklenicinin yapımını yüklendiği inşaattaki ayıplı ve eksik işlerin giderilmesi için yüklenici hakkında dava açılmasını sağlamak amacıyla görevlendirilen yönetici ya da yönetim kuruluna kat maliklerinin temsil yetkisi vermiş sayılacaklarının kabulüne hukuksal olanak yoktur. Çünkü, temsil edilen kimse, hukuksal işlemden doğan temsil yetkisini her zaman daraltabilir veya kaldırabilir (BK. m.34/1). Sair yandan, az yukarda açıklandığı üzere; açılan bu dava apartman yönetim kuruluna 634 s. Yasayla verilen görev ve tanınan yetkiler dahilinde değildir. Bu kanuni nedenlerle, apartman yönetiminin bu davada aktif husumet ehliyeti bulunmamaktadır. Davada husumet ehliyeti, dava şartı olup; mahkemece, yargılamanın her aşamasında doğrudan gözetilir.
Ancak, davacıların davalı yüklenici ile az yukarda açıklanan nitelikteki sözleşme ya da sözleşmeleri yapan arsa sahipleri ya da temlik alacaklısı ya da yükleniciden bağımsız bölüm satın alan olmaları durumunda; payları oranında eksik ve ayıplı işler nedeniyle yüklenici arasında dava açabilecekleri mümkün bulunmaktadır. İnşaatlardaki eksik ve kusurlu işler hakkındaki davanın dinlenebilir olması için de; imar mevzuatına uygun olarak yapılmış kanuni yapılar olması ya da kanuni hale getirilmesinin olanaklı bulunmasıyla kanuni hale getirilmiş olması zorunludur.
O durumda mahkemece yapılacak iş; yukarda açıklanan hususlar gözetilerek, yanlar arasında yazılı eser sözleşmesi ya da arsa sahipleri ile davacılar arasında yazılı alacağın temliki sözleşmelerinin bulunup bulunmadığı yükleniciden taşınmaz satın alan durumunda olup olmadıkları sorulmalı; mevcut ise sözleşmelerin dosya kapsamına sunulmasının sağlanması, bu yolla davacıların aktif dava ehliyetine sahip bulunduklarının saptanması durumunda; öncelikle zaman aşımı def'i incelenmeli, bu nedenle davanın reddi gerekmiyorsa uyuşmazlığın esasının tetkiki ve bu kapsamda belediye işlem dosyası getirtilerek yerinde uzman bilirkişi aracılığıyla keşif ve inceleme yapılması ve hakedilen tazminat tutarının belirlenmesi; aktif dava ehliyetlerinin bulunmaması durumunda ise davanın reddine karar verilmesinden ibaret olmalıdır.
Açıklanan nedenlerle karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istem halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 29.04.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy