(818 S. K. m. 158) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, 6.1.1997 tarihli asıl ve 1.8.1997 tarihli ek sözleşmelerden kaynaklanmıştır. Davacı arsa sahibi; inşaatın süresinde tamamlanmadığını ve eksik imalat bulunduğunu ileri sürerek, sözleşmede belirlenen cezai şart alacağının tahsilini ve eksik imalatın giderilme bedelini talep ve dava etmiş, mahkemece, cezai şarta ilişkin istemin reddine, eksik imalat bedelinin ise ıslahla arttırılan miktar da gözetilerek kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Sözleşmede inşaatın plan, proje ve ruhsatına uygun şekilde yapılacağı ve iskan ruhsatı alındıktan sonra kalan %20 payın tapuda davalı ya geçirileceği kabul edilmiştir. Bu haliyle eserin iskan ruhsatı alınarak tesliminin kararlaştırıldığı ortadadır. Mahkeme gerekçesinde de açıklandığı üzere inşaat %73 seviyesinde olup, tamamlanmamış, iskan ruhsatı da alınmamıştır. Bu durumda davalının kural olarak gecikme cezasını talep edebileceği kabul edilmelidir. Davalı gecikmenin, inşaat yapılacak arsanın turizm alanından konut alanına çevrilmesi, fazla imalat yapılması, arsa sahibinin vekaletten azledip tekrar vekalet vermesi gibi nedenlere dayandığını savunduğundan mahkemece bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak savunmada sözü edilen hususların ne kadar süreyle inşaatı geciktirdiği saptanmalı ve bu sürenin teslimi gereken tarihe eklenerek sözleşme uyarınca ödenmesi gereken cezai şart alacağının hesap ettirilip davalıdan tahsiline karar verilmelidir. Karar belirtilen sebeple davacı arsa sahibi yararına bozulmalıdır.
3-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; eksik imalatın giderilme bedeli hesaplanırken sözleşme uyarınca yapılması gerekip de yapılmayan imalatın bedeli dikkate alınmıştır. Bu miktardan o imalat yerine yapılan imalatın bedelinin düşülmemiş olması doğru olmadığı gibi eksik imalat bedelinin dava tarih indeki rayiçler yerine, keşif tarihindeki rayiçlerden hesaplanması ve ortak yerlerden sayılan havuz için hesaplanan eksik imalat bedelinden davacının payı oranında talepte bulunması gerektiği düşünülmeden sonuca varılması da doğru değildir. Yine fazla imalat yapılmış ise mahsup itirazi niteliğinde kabul edilerek bedelinin davacı alacağından düşülmemesi ve 15.6.1999 tarihli ihtarname ile bedel istenmediğinden eksik imalat açısından temerrüt oluşturmayacağı cihetle faizin dava ve ıslah tarihlerinden yürütülmemiş olması da doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı sebeplerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2. bent gereğince davacı N., 3. bent uyarınca da davalı kooperatif yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istenmesi halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 31.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy