(818 S. K. m. 355, 358) (1086 S. K. m. 284)
Dava ve Karar: Yukarıda gün ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı-k.davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k.davalı vekili Avukat Aksar Altınbulak ile davalı-k.davacı vekili Avukat Hasan Arslan geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Asıl dava, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin feshi nedeniyle imalat ve ruhsat harçları bedelinin, karşı dava ise sözleşmenin feshi nedeniyle uğranılan kira gelirinden mahrumiyet ve yapılan masrafların tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece ıslahla arttırılan miktarlar da dikkate alınarak asıl ve karşı davanın kabulüne dair verilen karar davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Yanlar arasında davalıya ilişkin arsalar üzerinde villa yapımına ait Ankara 32. Noterliğinde 11.07.2002 gün 18566 yevmiye no.lu Düzenleme Biçiminde Gayrimenkul Satış Vaadi İçerikli Villa Karşılığı İnşaat Sözleşmesi düzenlenmiştir. Davalı arsa sahibi, davacı yüklenicinin temerrüde düştüğü iddiasıyla Ankara 16. Noterliğinin 12.11.2007 tarih 33638 yevmiye no.lu ihtarnameyle sözleşmeyi feshetmiş ise de kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin tek taraflı irade beyanı ile feshi mümkün olmayıp fesih iradeleri davacı tarafından eldeki davanın açıldığı 26.02.2008 gününde birleşmiştir. Arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmelerinin feshi halinde taraflar sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre verdiklerini geri isteyebilirler. Yüklenici tarafından arsa sahibinin arsasına yapılan inşaatta kullanılan malzemelerin sökülüp götürülmesi mümkün olmadığından isteyebileceği bedel, fesih iradelerinin birleştiği ya da bu biçimde bir irade birleşmesi yoksa fesih hakkındaki mahkeme kararının kesinleştiği gün itibariyle gerçekleştirilen imalatın mahalli piyasa rayiçlerine göre bedelidir. Yüklenicinin fesih halinde dahi olsa imalat bedeli isteyebilmesi için yaptığı inşaatın kanuni ve arsa sahibinin yararlanabileceği nitelikte olması gereklidir. Hükmedilecek imalat bedelinin içinde bu iş ve imalatın yapılması için gerekli olan ve yüklenici tarafından ödenmesi gereken ruhsat, proje vs. gibi harcamalar da bulunmaktadır.
Bu halde mahkemece öncelikle asıl davada, dava dilekçesinde talep edilen 10.000,00 TL içinde kar mahrumiyeti ve ruhsat ile ilgili harcamalar ve imalat bedeli alacağı ile ilgili talep miktarların davacı yükleniciye açıklattırılarak, hükme esas raporu veren bilirkişi kurulundan alınacak ek raporla yüklenicinin gerçekleştirdiği ve arsa sahibi yararına olan imalatın fesih iradelerinin birleştiği 26.02.2008 tarihi itibariyle mahalli piyasa rayiçlerine göre bedeli hesaplattırılıp hüküm altına alınması gerekirken yanlış değerlendirme sonucu birim fiyatlarına göre hesaplama yapan ve imalat bedeline dahil olması gereken yalnızca inşaat yapılan parsel için yapılan ruhsat vs. harcamalarında ayrıca hesaplayan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı biçimde hüküm tesisi doğru olmamış, bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda 1. bentte açıklanan sebeplerle davalı-karşı davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı-karşı davacıya verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istem halinde temyiz eden davalı-k.davacı V.D.'a geri verilmesine, 15.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy