(818 S. K. m. 355, 356, 357, 358)
Dava: Yukarıda gün ve numarası yazılı hükmün temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı iş sahibi tarafından davalı yüklenicinin sözleşmede kararlaştırılan biçimde işi yapmamış olması ve daha ucuz olan farklı malzeme kullanması sebebiyle alacak istemiyle açılan davada davacının ıslah talebi de gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı yüklenici tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Davalı yüklenici tarihsiz sözleşmeyle site yönetimine ilişkin 3 bloktan oluşan binaların mantolama işini üstlenmiş, sözleşmenin 3. maddesinde binaların mevcut sıvaları kazınarak mantolamanın bu işlemden sonra yapılacağı kararlaştırılmış, ve işin bedeli KDV dahil götürü olarak 51.125,00 TL olarak belirlenmiştir. Davacı iş sahibi davalının binaların mevut sıvasını kazımadan mantolama işini yaptığını, sözleşmede belirlenen mevcut sıvanın kazınması işlemi bedelinin davalı tarafından haksız olarak tahsil edilmiş olduğunu ileri sürerek tazminat talebinde bulunduğundan sözleşmede kararlaştırılan götürü bedele göre iş mevcut sıva kazınmadan yapılmış olmakla götürü bedelden ne miktar indirim yapılması gerektiği hususunda bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi yerine 6 adet yan cephenin sıvasının hiç sökülmeden ve yeni sıva yapılmadan davalıya ödenmiş olan fazla miktarın Bayındırlık ve İskan Bakanlığı birim fiyatlarıyla bedelini bulan bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın sonuçlandırılması doğru olmadığı gibi davacı asıl davasında 4.641,37 TL talep ettiği ve 19.06.2008 tarihli harçlandırılan dilekçesiyle ıslah talebinde bulunarak talebini 11.684,00 TL'ye artırdığı durumda dava gününden önce temerrüt oluşmadığından asıl davada talep edilen miktara dava tarihinden, ıslahla arttırılan miktara ise ıslah gününden itibaren faiz yürütülmesi yerine hüküm altına alınan miktarın tamamına dava gününden itibaren faiz yürütülmesi kabul şekli açısından doğru olmamış, kararın açıklanan bu sebeplerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda (1.) bendde yazılı sebeplerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca hükmün temyiz eden davalı yararına bozulmasına, fazla alınan temyiz peşin harcının istem halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 02.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy