(818 S. K. m. 355)
Dava: Yukarıda gün ve numarası yazılı hükmün temyizen incelenmesi davacı-k.davalı A. D. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Taraflar arasındaki uyuşmazlık 18.05.1990 günlü Düzenleme Biçiminde Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi'nden kaynaklanmıştır.
Davacı yüklenici inşaatı tamamlandığını ileri sürerek iki adet bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş, davalı savunmasında inşaatın imar mevzuatına ve ruhsatına aykırı yapıldığını ileri sürerek davanın reddini, karşı davasında ise akdin feshini istemiş, mahkemece tapu iptal ve tescil davasının reddine, inşaat sözleşmesinin feshine dair verilen karar davacı ve karşı davalı A. D. tarafından temyiz edilmiştir.
Yanlar arasında imzalanan sözleşmeye göre davalı arsa sahibine ilişkin 14 pafta 6704 parselde kayıtlı arsa üzerine davacı yüklenici tarafından bodrum dahil 5 katlı ve her katta bir daire olmak üzere inşaat yapılması kararlaştırılmış ise de inşaatın fiilen bodrum, zemin ve üç katlı olarak tamamlanıp halen iskan olunduğu anlaşılmaktadır. Dosyada mevcut inşaat ruhsatlarına göre bodrum ve zemin olarak inşası gereken yapıda üç katın kaçak olarak yapıldığı anlaşılmakla yüklenicinin edimini yerine getirdiğinin kabulü mümkün olmadığından tapu iptal ve tescil davasının reddi ve fesih davasının kabulü kural olarak yerinde bulunmakta ise de mahkemece tadilat projesi veya kaçak kısımların yıkılması suretiyle inşaatın kanuni hale getirilip getirilemeyeceği hususunda bir araştırma yapılmadığından eksik inceleme sonucundan verilen karar yerinde bulunmamaktadır. Tarafların başlangıçta imar mevzuatına aykırı bir yapı inşası konusunda anlaşmaya vardıkları hususu da gözetildiğinde mahkemece öncelikle Belediye'den durumun sorularak tadilat projesi çizimi suretiyle inşaatın kanuni hale getirilip getirilemeyeceği belirlenip bu suretle kanuni hale gelmesi mümkün ise yükleniciye yetki ve mehil verilip davalar karara bağlanmalı, kaçak katların yıkımıyla kanuni hale getirilmesinin mümkün olduğunun bildirilmesi halinde ise mahallinde keşifle bilirkişi raporu alınarak kaçak üç katın binanın statiğine zarar verilmeden yıkılmasının mümkün olup olmadığı tesbit olunup bina statiğine zarar vermeden yıkım mümkün değilse davalar şimdiki gibi karara bağlanmalı, yıkımın mümkün olduğunun anlaşılması halinde bu konuda yükleniciye gerekli yetki ve süre tanınmalı, bu süre sonunda kanuni hale gelecek olan kısımlarda tarafların paylaşım oranlarının arsanın konumu, civar taşınmazlardaki paylaşım oranı gözetilerek yüklenicinin alabileceği bağımsız bölüm var ise kat irtifakına esas tapu payları da saptanarak o bölüm bakımından tapu iptal ve tescile karar verilmeli, fesih davası ise reddedilmelidir.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı biçimde hüküm tesisi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle kararın davacı ve karşı davalı A. D. yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istem halinde temyiz eden davacı-k.davalı A. D.'a geri verilmesine, 04.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy