(818 S. K. m. 355, 362)
Dava ve Karar: Yukarıda gün ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı-k.davalı Y. B. vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k.davalı vekili Avukat M. T. K. ile davalı-k.davacı vekili Avukat Ş. Ç. geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Yanlar arasındaki uyuşmazlık 10.11.1997 günlü asıl ve 05.10.1999 günlü ek inşaat yapım sözleşmelerinden kaynaklanmıştır. Davacı arsa sahibi Y., açtığı davasında sözleşmedeki teslim süresinden sonra inşaatın teslim edilmesi nedeniyle 27.000,00 Amerikan Dolarının davalı yüklenici şirketten tahsilini, davalı ve karşı davacı yüklenici şirket ise 17.07.1997 günlü sözleşme uyarınca arsa sahibine teminat olarak verilen 27.000,00 ABD Doları karşılığı 36.423,00 TL'nin tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiş, mahkemece arsa sahibince açılan davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karar davacı ve karşı davalı Yüksel vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı-k.davalı Y.'in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Arsa sahibince açılan davada; inşaatın geç teslim edilmesi nedeniyle alacak talebinde bulunulmuştur. Mahkemece davacının kendisine isabet eden bağımsız bölümleri yükleniciye sattığı, eseri teslim alırken ihtirazi kayıt ileri sürmediği ve böylece BK'nın 362. maddesi uyarınca gecikme tazminatı isteyemeyeceği gerekçesiyle istek reddedilmiştir. Oysa, yanlar arasında imzalanan sözleşmenin 3. maddesinde inşaatın teslimi gereken gün belirlenmiş ve bu süre içinde teslimin gerçekleşmemesi halinde beher daire için aylık 400,00 Amerikan Doları ödeneceği kabul edilmiştir. Sözleşmedeki bu hüküm cezai şart değil, gecikme tazminatını düzenlemek amacıyla konulmuştur. Dolayısıyla eserin ihtirazi kayıt dermeyan edilmeden teslim alınması halinde, 3. maddeden kaynaklanan hakların sona erdiğinden söz edilemez. Bu hal ile ilgili olarak da BK'nın 362. maddesinin tatbik alanı bulunmamaktadır. Öte yandan sözleşme konusu bağımsız bölümlerin tamamının davalı yüklenici şirkete satılması sözleşmeden doğan hakların alıcıya temlik olunduğu sonucunu da doğurmadığından yüklenici teslimde gecikmiş ise davacının tazminat isteyebileceği kabul edilmelidir. Bu halde mahkemece, sözleşmenin 3. maddesinde belirtilen işlemler dikkate alınarak inşaatın teslimi gereken tarihin saptanması, daire satışları bu tarihten önce ise arsa sahibinin davasının şimdiki gibi reddedilmesi, satışlar teslimi gereken tarihten sonra yapılmış ise, geciken süre için daire başına 400,00 dolardan davacı alacağının saptanıp hüküm altına alınması gerekir.
Diğer yandan, yüklenicinin açtığı itirazın iptali davasında %40 icra inkar tazminatına hükmolunmuş ise de takibe konulan miktar, arsa sahibine sözleşmenin teminatı olarak verilmiştir. İşin sonunda teminatın yükleniciye iade olunup olunmayacağı yargılamayı gerektirmekte olup, ortada likid bir alacaktan söz edilemeyeceğinden bu istemin reddi yerine tazminata hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
Mahkemece bu hususlar gözetilmeden eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı biçimde hüküm tesisi yerinde bulunmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür.
Sonuç: Yukarda 1. bentte açıklanan sebeplerle diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulüyle kararın davacı ve karşı davalı Y. yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı ve karşı davacı şirketten alınarak, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı ve karşı davalı Y. B.'e verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istem halinde temyiz eden davacı-k.davalı Y. B.'e geri verilmesine, 01.04.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy