(4721 S. K. m. 640)
Dava: Yukarıda tarih ve sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili ile davalı vekili geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca tapu iptali ve tescil, bunun mümkün olmaması halinde alacak istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Bornova 1. Noterliği'nin 29.01.2003 gün 02467 yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi davacıların murisi K. D. ile davalı arsa sahibi tarafından imzalanmıştır. Dosyaya sunulan İzmir 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2005/216-301 E K. sayılı veraset ilamına göre yüklenici K. 15.07.2004 tarihinde ölmüş ve terekesi TMK'nın 640. maddesi uyarınca elbirliğiyle mülkiyet şeklinde mirasçılarına intikal etmiştir. TMK'nın 640. maddesinin II. fıkrasına göre elbirliği ile mülkiyette mirasçıların terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf etmeleri zorunludur. Az yukarıda tarih ve sayısı bildirilen veraset ilamına göre davacıların murisi K.'in davayı açanlar dışında U. ve E. isminde mirası reddeden kızı F.'in çocuklarının da bulunduğu ve bunların davada taraf olmadıkları anlaşılmaktadır.
Bu durumda, yüklenici K.'in terekesinin elbirliği ile mülkiyet hükümlerine göre mirasçılarına intikal etmiş olması sebebiyle TMK'nın 640/II. maddesi gereğince mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan, davacılara taraf olarak yer almayan U. ve E. Y.'ın davaya muvafakatlarını (yaş ve velayet durumları ile dava sırasında ergin olup olmadıkları da dikkate alınarak) sağlamaları, bunu sağlayamamaları halinde aynı maddenin III. fıkrası uyarınca miras ortaklığına temsilci atanmasını sağlamaları için süre verilip bu şekilde taraf teşkili tamamlandıktan sonra işin esası incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davanın görülebilirlik şartı olan bu husus gözden kaçırılarak davanın esası hakkında hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 750,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacılara verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 29.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy