(222 S. K. m. 76, 78) (5302 S. K. m. 6) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Dava, Bitlis Merkezinde bulunan ilköğretim okullarına ilişkin binaların PVC doğrama imalatının yapımı nedeniyle ödenmeyen iş bedelinin tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptaline ilişkindir.
Davalı Hazine vekili husumet definde bulunmuş, ayrıca Kamu İhale Kanunu'na uygun yapılmış ihale bulunmadığından davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
222 Sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu'nun 78. maddesinde, şehir İlköğretim Kurularının yapım, tadil, esaslı onarım gibi işlemlerinin 76. madde uyarınca Özel İdare bütçelerine devlet gelirlerinden ayrılacak ödenekle karşılanacağı hükmüne yer verilmiştir. Yine, 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 6. maddesinde, ilköğretim binası yapım işinin, İl Özel İdaresi görevleri içinde yer aldığı belirtilmiştir.
Somut olayda Bitlis Merkez'de bulunan ilköğretim okullarının herhangi bir ihale yapılmadan ve sözleşmeye bağlanmadan, PVC doğrama imalatlarının davacı tarafından yapıldığı iddiasıyla bedelin ödenmesi için Milli Eğitim Bakanlığı hakkında takibe geçilmiştir. Her ne kadar okul müdür ve yardımcısı tarafından düzenlenen belgelerle işin davacıya yaptırdığı kabili edilmiş ise de, az yukarıda değinildiği üzere ilköğretime dahil bu işleri yaptırmak görevi İl özel idaresine ait olduğundan ve 4734 Sayılı Yasaya uygun Bakanlık adına yapılmış bir ihalenin varlığı da ileri sürülmediğinden, Milli Eğitim Bakanlığı'nın davada pasif husumetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu nedenlerle, Milli Eğitim Bakanlığı yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulü doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Kabule göre de, yazılı sözleşme bulunmadığı, alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiği ve likid bir alacaktan söz edilemeyeceği gözetilmeden, ayrıca asıl alacak üzerinden hesaplanması gerektiği halde işlemiş faizin de katıldığı toplam alacak tutarından inkar tazminatına hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 15.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy