(818 S. K. m. 355, 364, 366) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Yukarıda gün ve numarası yazılı hükmün temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava iş bedelinin tahsili istemiyle açılmış, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 5.910,57 TL alacağın davalıdan tahsiline, fazlaya ait istemin reddine karar verilmiş ve verilen karar davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekili müvekkili tarafından davalı Belediye Başkanlığına ilişkin iş makinelerinin bakım ve onarımlarını yapmış olmasına karşı iş bedelinin 8.500,00 TL tutarındaki kısmının ödenmediğini ileri sürerek davalıdan tahsilini istemiştir.
Dosya kapsamındaki 08.06.2004 ve 20.02.2004 günlü servis raporları ile 09.02.2004 günlü servis talep formu birlikte incelendiğinde; davalı Belediye Başkanlığı personelinin imzalarının bulunduğu ve davalı yanca da bu hususların doğrulandığı sonucuna varılmaktadır. O durumda yanlar arasında Belediyeye ilişkin iş makinesinin bakım ve onarım işinin davacı tarafından yapımına ait yanlar arasında akdi ilişkinin kurulmuş olduğunun kabulü gerekmektedir. Yanlar arasındaki akdi ilişki ise, Borçlar Kanunu'nun 355. maddesinde tanımlandığı üzere niteliğince eser sözleşmesidir. Davacı yüklenici; davalı da iş sahibidir. Borçlar Yasası 364. maddesi gereğince, kanuni kural olarak yanlarca başka ödeme şekli kararlaştırılmamış ise iş bedeli, işin teslimi zamanında ödenir. Bu kanuni sebeple yüklenici davacının, kanuni delillerle sözleşme konusu işi yaparak davalıya teslim ettiğini ve onun tarafından da kabul edildiğini ve iş bedelinin hak edildiğini kanıtlaması zorunludur. İş bedelinin hak edildiğinin ve istenilebilir olduğunun davacı yanca kanıtlanması durumunda da davalının tamamen veya kısmen iş bedelini ödediğini kanuni delillerle kanıtlaması gerekmektedir. Somut olayda da, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde sözleşme konusu işin davacı tarafından yapılarak davalıya teslim edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, davacı yüklenici hakettiği ve ödenmeyen iş bedelini talep edebilir. Ancak, iş bedelinin tutarına yönelik olarak yanlar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Borçlar Kanunu'nun 366. maddesi gereğince, iş bedelinin önceden taraflarca kararlaştırılmamış ya da yaklaşık olarak kararlaştırılmış olması durumunda iş bedeli, işin yapıldığı zamandaki serbest piyasa rayiçlerine göre uzman bilirkişi ya da bilirkişi kurulu aracılığıyla yaptırılacak inceleme sonucu mahkemece saptanır. Oysa mahkemece, hükme dayanak alınan bilirkişi raporunu sunan bilirkişiler inceleme konusu işin uzmanı olmadıkları gibi; bilirkişi raporu da Borçlar Kanunu'nun 366. maddesi hükmünde düzenlenen kanuni yönteme uygun değildir.
Diğer yandan; mahkemece, 16.03.2004 tarihinin temerrüt tarihi olduğu kabul edilerek, davası kabul edilen alacağa, temerrüt faizi uygulanması doğru olmamıştır. Çünkü, mahkeme tarafından kabul edilen borçlu temerrüdünün, 16.03.2004 gününde gerçekleşmiş olduğuna ait dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmamaktadır. Ayrıca, davacı yanca kanuni faiz kapsamında ticari faiz istendiği, halde, avans faizi uygulanması da doğru olmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş; inceleme konusu işi bilir makine mühendisi aracılığıyla, olanaklı ise araç üzerinde, değil ise servis talep formu ve servis raporları üzerinde inceleme yaptırılarak; işin yapıldığı tarihteki serbest piyasa rayiçlerine göre davacının hak ettiği iş bedelinin belirlenmesi ve davalı yanca kanıtlanan ödemelerin mahsubunun yapılmasıyla, davacının hak ettiği iş bedelinden ödenmeyen alacağı kalmışsa, belirlenecek temerrüt gününden itibaren değişen oranlar da gözetilmek üzere kanuni faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesinden ibaret olmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte belirtilen sebeplerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerlesair temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istem halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 16.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy