(818 S. K. m. 360)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, ödenen iş bedelinin iadesi ve tazminat istemleriyle açılmış, mahkemece iş bedelinin iadesi isteminin kabulüne, tazminat isteminin reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davacı iş sahibi şirketin tüm, davalı yüklenici şirketin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dairemizin 13.03.2007 günlü bozma ilamında; BK'nın 360. maddesi uyarınca araştırma yapılması gereğine değinilmiştir. Çadır üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması için 28.01.2008 tarihinde keşif yapılmışsa da, davalı yüklenici şirket tarafından yapılıp davacı iş sahibi şirkete teslim edilen çadırın yerinde bulunmadığı belirlenmiş, davacı vekili, keşif sırasında çadırın yerinde olmadığını, yırtılıp tahrip olduğunu, müvekkili şirketin çadırı attığını beyan etmiştir. Bunun üzerine, bilirkişiler, tespit dosyasından ve dosyadaki bilgi ve belgelerden yararlanarak hazırladıkları ek raporda, çadırın kabule icbar edilemeyecek derecede ayıplı olduğunu, davacı iş sahibi şirketin ödediği iş bedelinin iadesi gerektiğini bildirmişlerdir. Mahkemece davacı iş sahibi şirket tarafından ödenen iş bedelinin tamamının davalı yüklenici şirketten tahsiline karar verilmiştir.
Dava konusu çadır davalı yüklenici şirket tarafından imal edilip davacı iş sahibi şirkete teslim edildiğine göre, çadırın korunması yükümlülüğü davacı şirkete aittir. İş bedelinin tamamının davalıdan tahsiline karar verilince kabule icbar edilemeyecek kadar ayıplı olduğu bildirilen çadırında davalı yüklenici şirkete iadesi gerekir. Davacı iş sahibi şirket çadırı koruma yükümlülüğünü yerine getirmemiş, çadırı davalı yüklenici şirkete iade edememiştir. Bu durumda bilirkişiler tarafından bozma ilamından önce verilen raporda çadır bedeli olarak belirlenen 600,00 TL'nin mahsubu ile kalan 800,00 TL yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, iş bedelinin tamamının tahsiline verilmesi doğru olmamıştır.
3- Davacı iş sahibi şirket davalı yüklenici şirkete gönderdiği 03.05.2002 tarihli ihtarnamede 1.400,00 TL'nin 5 iş günü içerisinde ödenmesini istemiş, ihtarnamenin davalı yüklenici şirkete 08.05.2002 tarihinde tebliğ edildiği belirlenmiştir. İhtarnamenin tebliği tarihine 5 iş günü eklendiğinde davalı yüklenici şirketin 16.05.2002 tarihinde temerrüde düştüğü sonucuna varılmaktadır. Faizin bu tarihte başlatılması gerekirken, ödeme tarihlerinden itibaren faiz yürütülmesi de hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; mahsup sonucu bulunan 800,00 TL iş bedeli olarak alacağın temerrüt tarihi olan 16.05.2002 tarihinden itibaren değişen oranlarda dikkate alınarak reeskont faizi uygulanmak suretiyle davalı şirketten tahsiline karar verilmesinden ibarettir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı iş sahibinin tüm, davalı yüklenicinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3. bentler uyarınca kararın davalı yüklenici şirket yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,85 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 03.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy