(818 S. K. m. 355) (1086 S. K. m. 284, 388, 389)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili ile davalı vekili geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, BK.'nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, ödenmeyen iş bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına ve özellikle bozmadan sonra alınan bilirkişi raporuna göre 2004 yılında yapılıp da 2003 yılı fiyatlarıyla ödendiği anlaşılan alacaklar ile ilgili olarak 2003 yılında düzenlenen hakedişlerde bu kalem imalatların henüz gerçekleştirilmemiş olması sebebiyle itiraz olanağının bulunmamasına ve bozma ilamında imalat yılı farklarına ilişkin alacak kaleminin doğru olmadığı ifadesinin maddi hata sonucu yazıldığının anlaşılmasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Hükmüne uyulan Dairemizin 22.11.2007 gün 2006/4096 Esas 2007/7411 Karar sayılı bozma ilamının ikinci bendinde çimento fiyat farkları ve köpük imalatına ilişkin alacak kalemleri ile ilgili olarak 22.10.2003 ve 28.01.2004 tarihlerinden önce düzenlenen hakediş raporlarında yer alan imalatlara ilişkin alacak isteminin Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi'nin 39. maddesine uygun itiraz bulunmaması nedeniyle reddi gerektiği belirtilerek, bu tarihleri taşıyan dilekçelerden sonra düzenlenen hakediş raporlarına giren dava kalemleri varsa bu konuda bilirkişilerden ek rapor alınarak bulunacak miktara hükmedilmesi gereğine işaret edilmiştir. Bozmanın içeriğine göre harçlı imalatlar ve beton imalatında kullanılan çimento fiyat farkı ve köpük imalatı ile ilgili imalat farkı alacağı istemleri hakkında önceki hükümde verilen karar bozulmuş olduğundan bu alacak kalemleri açısından davacı yüklenici yararına usulü kazanılmış hak gerçekleştiği ve verilen kararın kesinleştiğinden söz edilemez.
Bu durumda mahkemece, 22.10.2003 ve 28.01.2004 tarihli dilekçelerden sonra düzenlenen hakediş raporlarına giren ve bu tarihlerden sonra yapılan harçlı imalat ve beton imalatından kaynaklanan çimento fiyat farkı ve köpük imalatı ile ilgili imalat farkı alacağı olup olmadığı ve miktarı konusunda hükme esas raporu veren bilirkişi kurulundan denetime elverişli ve gerekçeli ek rapor alınarak davanın sonuçlandırılması gerekirken eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Öte yandan HUMK'nın 388 ve 389. maddeleri gereğince verilen kararın iki tarafa yükletilen ve sağlanan borç ve hakları şüphe ve tereddütü gerektirmeyecek şekilde açık yazılması zorunlu olup, mahkeme kararında kesinleştiğinden bahisle yeniden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısımda taraflara tanınan hak ve borçların ve tahsile karar verilen miktarın açık olarak gösterilmemesi sebebiyle infaz olanağı bulunmadığı gibi, davacı yüklenici lehine hükmedilen avukatlık ücretinin denetime elverişli olarak açıklanmaması da kabul şekli bakımından usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Kararın belirtilen sebeplerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulüyle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, 750,00'şer TL duruşma vekillik ücretinin taraflardan ayrı ayrı alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan taraflara verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 24.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy