(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 32, 38, 355) (1086 S. K. m. 230)
Dava: Yukarıda gün ve numarası yazılı hükmün temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, eser sözleşmesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı, borcun tamamını ödediğini savunmuş, buna ait ödeme belgeleri sunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı tarafından dosyaya sunulan ödeme belgelerinde H. A. ve D. Ö. imzasına inşaatla ilgili olarak denilmek suretiyle ödemeler yapıldığı, ayrıca banka havaleleri ile yapılan ödemeler bulunduğu görülmüştür. Davacı, belgelerdeki imzaların ismi geçenlere ilişkin olmadığı gibi bir kısım ödemelerin de dava konusu işle ilgisi olmayıp, başka işler için olduğunu savunmuştur. Mahkemece taraf defterlerine göre ödemelerin davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, belgelerde imzaları bulunanların şirketin yetkilisi olmadığı, bu sebeple isticvap edilmelerine de gerek bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuştur. Oysa dosyada mevcut Ticaret Sicil Gazetesi örneğinden D. Ö.'ün şirket müdürü olarak atandığı, temsil ve ilzam yetkisinin olduğu, H. A.'ın ise şirket ortağı bulunduğu anlaşılmaktadır. Yine davacı tarafından ödemelerin başka işe ilişkin olduğu iddia edilmiş ise de iddiayı kanıtlayacak bilgi ve belge de dosyaya sunulmamıştır. Bu durumda, öncelikle ödeme belgelerindeki imzalar ve içerikleri konusunda D. Ö. ile H. A. HUMK'nın 230 ve devamı maddeleri uyarınca isticvap edilmeli, imzaların inkar edilmesi durumunda bilirkişi incelemesi yaptırılmalı, ayrıca davacı şirketi temsile yetkileri davacı defter ve kayıtları incelettirilerek araştırılmalı, şirket adına yapmış oldukları işlem veya ödemelere icazet verilip verilmediği hususu da BK'nın 32 ve 38. maddeleri uyarınca belirlenmeli, ayrıca davacı başka ilişki sebebiyle ödeme olduğu iddiasında bulunduğundan varsa bu husustaki kanıtları sorulup değerlendirilmeli, böylece ödemelerin yapıldığı kanıtlanamadığı durumunda davalının delil listesinde yemin deliline de dayandığı gözetilerek davacıya yemin teklifine hakkı olduğu hatırlatılarak oluşan sonuca uygun karar verilmelidir.
Yine davacının icra inkar tazminatı istemi de yapılan inceleme sonucuna göre değerlendirilmelidir. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik incelemeyle hükme varılması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istem halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 19.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy