(1086 S. K. m. 236) (818 S. K. m. 366) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Yukarıda gün ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili için yapılan ilamsız icra takibine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ait olup, ıslahla sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak davasına dönüştürülmüştür. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Uyulan Dairemizin 22.01.2008 günlü ilamında davalının poliste alınan ifadesinin HUMK'nın 236/son maddesi gereğince mahkeme dışı ikrar niteliğinde olduğu belirtildikten sonra bu ikrarın hüküm ifade etmesi için sair delillerle doğrulanması gereğine işaret edilmiş, davalı da isticvap edilip beyanı alındıktan ve akdi ilişki konusunda sair deliller toplanıp tanıklar da dinlendikten sonra akdi ilişkinin varlığının kanıtlanması halinde işin esasının incelenerek davanın sonuçlandırılması gerekçesiyle ve eksik incelemeden bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak davalı isticvap edilmiş ve gösterilen tanıklar dinlenmiştir. Bir kısım davacı tanıkları da bazı işlerin davacı tarafından yapıldığı ve bedelinin onun tarafından ödendiği konusunda beyanda bulunmuşlardır. Mahkemece bozmaya uyulduğuna göre bozmada belirtilen hususlar lehine olan taraf için kazanılmış hak oluşturacağından bozma uyarınca işlem yapılması gerekir. Davalının polisteki ifadesi davacı tanıkları R. E., Y. A., Ş. G. ve M. V.'nın beyanları ile desteklenmiş olduğundan yanlar arasında akdi ilişki kurulduğunun kabulü zorunludur. Bu halde mahkemece adı geçen tanıklar da hazır edilmek suretiyle, konusunda uzman bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak mahallinde tanıkların beyan ve yer göstermelerine göre sözleşmenin kapsamı ve işlerin yapıldığı tarihler saptandıktan sonra yapılan işlerin Borçlar Yasasının 366. maddesi hükmünce yapıldığı yıl serbest piyasa rayiçlere göre bedelinin bilirkişiye hesaplattırılması ve bu miktardan davalının kanıtladığı ödemeler mahsup edildikten sonra kalan miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu davanın reddi doğru olmamıştır.
Öte yandan dava, akdi ilişkinin kanıtlanamaması başka bir anlatımla davalının davalı sıfatının bulunmaması sebebiyle reddedilmiş olup, karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. maddesine göre vekille temsil edilen davalı yararına maktu vekalet ücreti tayini gerekirken nispi vekalet ücreti takdir edilmesi de kabul şekline göre usul ve kanuna aykırı bulunmuştur.
Kararın belirtilen nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda 1. bentte açıklanan sebeplerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına, fazla alınan temyiz peşin harcının istem halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 02.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy