(818 S. K. m. 359, 362)
Dava: Yukarıda gün ve numarası yazılı hükmün temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış, eksiklik sebebiyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı iş sahibince davalı yüklenicinin imalini üstlendiği toz-talaş toplama sisteminin ayıplı yapıldığı iddiasıyla ayıpların giderilme bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itiraz üzerine itirazın iptali ve takibin devamı talep edilmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1 - Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2 - Taraflar arasında 29.01.2003 günlü sözleşme düzenlenmiş, bu sözleşmeyle davacı iş sahibinin fabrikasına davalı yanca toz ve talaş toplama sisteminin imal ve montajı kararlaştırılmıştır. İşin 15.02.2003 gününde teslimi konusunda çekişme bulunmamaktadır. İşin tesliminden sonra iş sahibince 27.04.2004 gününde Kartal 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2004/46 D.iş s. dosyasında yapılan işlerde ayıp bulunup bulunmadığının tespiti ile şayet ayıp varsa bunun giderilme maliyetinin tespiti istenmiş, bilirkişi Makine Mühendisi Haydar Şahin tarafından düzenlenen 10.05.2004 tarihli raporda davacıya teslim edilen imalatın ayıplı olduğu ve giderilme bedelinin de 2.124,00 TL tuttuğu belirlenmiştir. Anılan rapor, 31.04.2004 gününde tesbit yaptıran davacı iş sahibi vekiline tebliğ edilmiş, ancak tesbit hasımsız talep edildiğinden davalı yüklenici yana tebligat yapılmamıştır. Davacı iş sahibinin raporu tebellüğ ettikten takriben beş ay sonra 28.09.2004 gününde davalı yükleniciye noter kanalıyla ihtarname göndererek eksik ve hatalı işlerin giderilme bedellerinin ödenmesini istemiş, fakat istenen bedelin ödenmemesi üzerine icra takibine geçilmiş, itiraz üzerine de işbu dava açılmıştır.
BK'nın 359/I. maddesi gereğince açık ayıplarda, imal edilen şeyin tesliminden sonra iş sahibi, işlerin mutad cereyanına göre imkanını bulur bulmaz o şeyi muayene ve kusurları varsa bunları yükleniciye bildirmeye mecburdur. Gizli ayıplarda ise, BK'nın 362/III. maddesi uyarınca yapılan şeydeki kusur, sonradan meydana çıkarsa, iş sahibi, vakıf olur olmaz keyfiyeti yükleniciye haber vermek zorundadır. Aksi takdirde BK'nın 362/I. maddesi hükmünde öngörüldüğü gibi yapılan şey kabul edilmiş ve bu suretle de yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulmuş sayılır. Yargılama sırasında her ne kadar, imalattaki mevcut ayıpların açık mı, gizli mi olduğu belirlenmemiş ise de, az yukarıdaki paragrafta izah edildiği üzere davacı iş sahibince eserin ayıplı olduğu tesbit edildikten sonra bu husus ne BK'nın 359, ne de BK'nın 362. maddede ön görülen sürelerde yükleniciye ihbar edilmediğinden iş sahibi eseri olduğu şekliyle kabul etmiş ve yükleniciyi de sorumluluktan kurtarmış sayılır.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular karşısında, davanın reddi yerine eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu yazılı biçimde kısmen kabule karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1.) bendde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istem halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 22.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy