(1086 S. K. m. 437)
Dava: Yukarıda gün ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat F. O. geldi. Davalı vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı, inşaatta noksanlar bulunduğunu, süresinde tamamlanamadığı gibi su aboneliğini geç yapması sebebiyle zarara uğradıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 31.08.2004 günlü re'sen düzenleme sözleşmenin 7/c maddesince, arsa sahibine ilişkin olan 3 dairenin sözleşme koşullarında anahtar teslimi vaziyette ve oturma ruhsatı alınmış olarak teslim edilmesinden sonra müteahhide verilecek 3 dairenin tapu devri yapılacaktır. Davacı yüklenici, inşaatı tamamlayarak 25.03.2005 gününde yapı kullanma izin belgesini aldığından bahisle tapuların devrini istemiştir. Gerçekten 25.03.2005 gününde iskan belgesi alınmış ise de mahallinde bilirkişilerce yapılan incelemede, inşaatın gerçekleşme seviyesi %95,25 olarak saptanmıştır. Esasen bu husus mahkemenin de kabulünde olup arsa sahibinin zararlarını ayrı bir dava konusu yapabileceğinden bahisle dikkate alınmamıştır. Oysa az yukarda sözü edilen madde gereğince yüklenicinin inşaatı sözleşme şartlarına uygun tamamlaması, kısaca anahtar teslimi bitirmesi durumunda tapu istemi kabul edilebilecektir. İskan belgesi alınmasına karşın inşaatın noksanlıkları gerek tespit raporuyla gerekse mahkemece alınan raporla saptandığına göre bunları tamamlamadan davacının tapu istemi kabul edilemez. O durumda mahkemece yapılması gereken iş, inşaattaki eksiklerin saptanması, ortak yerlerden davalı payına isabet edenin bulunması, keşif tarihindeki piyasa fiyatlarıyla tutarı hesaplanıp, bunun ödenmesi kaydıyla (birlikte ifa kuralı) tapu iptali ve tescil isteminin kabulüne karar verilmesinden ibarettir. Bu husus üzerinde durulmadan kabul kararı verilmesi usul ve kanuna aykırı olduğundan karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmadığından davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, fazla alınan temyiz peşin harcının istem halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 26.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy